TOPLUMUN DIŞLANAN YÜZÜ: LGBT

0
263

TÜRKİYE’DE LGBT OLMAK

Türkiye ve Avrupa’da birçok kişi cinsiyet kimliği ve cinsel yönelimlerinden ötürü damgalanarak evrensel insan haklarından mahrum ediliyor. Nefret suçları ile saldırıya uğrayarak koruma sağlanmaması, örgütleşme, toplantı ve yürüyüşlerinin engellenmesi, ayrımcılık ve dışlanma gibi haksızlıklara maruz bırakılan bireyler, ne yazık ki temel insani haklarından tam anlamıyla yararlanamıyor.

Fikirde Birlik ve Mücadele Platformunun organizasyonunda, 150’den fazla sivil toplum kuruluşunun katılımıyla “Büyük Aile Buluşması” Saraçhane Parkı’nda yapıldı. Saraçhane Parkı’nda bir araya gelen vatandaşlar konuşmaların ardından Beyazıt Meydanı’na yürüdü. ( İslam Yakut – Anadolu Ajansı )

Türkiye’de LGBT hakları cinsiyet değişimi açısından yasaldır. Fakat LGBT bireyler, diğer bireylere göre dezavantajlıdır. Eşcinsel birlikteliği tanırken, evlilik hakkı tanınmaz ve evlat edinemezler. Askerlikten muaf tutulurlar. Ayrımcılık karşıtı yasa bulunmamaktadır. Buna rağmen RTÜK tarafından LGBT karşıtı kamu spotu yayınlanarak miting düzenlenmiştir. (18 Eylül 2022, Büyük Aile Buluşması, Saraçhane)

Türkiye’de ilk onur yürüyüşü 1993’te düzenlenmeye çalışılsa da valilik yasaklamaları ve polis baskınları nedeniyle başarılı olamamıştır. 2003’te sadece 30 kişinin katıldığı ilk resmi onur yürüyüşü düzenlenirken, 2011’de Balkan coğrafyasında düzenlenen en kalabalık yürüyüş olmuştur. 2013’te Gezi Parkı protestolarının da etkisiyle yüz binlerin katılımıyla gerçekleşti.. Günümüzde ise polis müdahalesinin rutin hale geldiği yasaklanan yürüyüşler, birçok katılımla devam etmektedir. Uluslararası Af Örgütü ve İstanbul Belediye Başkanı Ekrem İmamoğlu yasağa tepki göstermiştir.

2002 yılında ise Recep Tayyip Erdoğan katıldığı televizyon programında “Eşcinsellerin de kendi hak ve özgürlükleri çerçevesinde yasal güvence altına alınması şart. Zaman zaman bazı televizyon ekranlarında onların da muhatap oldukları muameleleri insani bulmuyoruz” açıklamasında bulunmuştur.

Yeni Anayasa çalışmaları yapıldığı sırada muhalefetteki BDP, evlilik politikalarında eşcinsel evliliği de içerecek bir serbestleşme çağrısı yaptı ve ana muhalefet partisi CHP de bu düşünceye destek çıktı. Meclisteki en büyük parti AKP, başkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın partinin kurulduğu 2002 yılında LGBT vatandaşlar için de tamamen eşit yasalar yapılması fikrini desteklediğini belirtmesine karşın öneriye karşı çıkmıştır.

DÜNYADA LGBT HAKLARI

Avrupa’da LGBT hakları ülkeden ülkeye değişiklik gösterse de dünyada eşcinsel evlilikleri yasallaştıran 10 ülkeden 8’i Avrupa’da bulunuyor. 14 ülke de medeni birliktelik ya da diğer bir tür eşcinsel birliktelik tanımasını yasalaştırmıştır. LGBT toplumunun elde ettiği haklar dolayısıyla dünyanın diğer bölgelerine oranla Avrupa’dan memnuniyeti oldukça yaygındır.

1973’ ve 1975’te önce Amerikan Psikiyatri Derneği eşcinsellik terimini ruhsal ve duygusal bozukluklar listesinden çıkardı. Sonrasında Amerikan Psikoloji Derneği de bunu destekleyen kararlar aldı. Her iki dernek de eşcinsellik ile hastalık ilişkilendirilmesini sonlandırdı. Yine 17 Mayıs 1990 tarihinde, Dünya Sağlık Örgütü, eşcinselliği “hastalıklar” listesinden çıkardı.

İnsan haklarının günümüzde farkındalık bilincinin artmasıyla birlikte, LGBT hakkında çalışmalar yapılmaktadır. Araştırmalar dünya genelinde LGBT bireylerin toplumlarda kabul görmelerinin arttırdığını gösteriyor. (DW, 2020) Türkiye’deki oranın ise %25 olduğu düşünülüyor.

Küba’da eşcinsel çiftlerin evlenmesine izin veren maddeyi de içeren “aile hukuku” yasası referandumda kabul edildi. (BBC, 2022)

İngiltere merkezli Virgin Atlantic Havayolları, kıyafet yönetmeliğinde değişikliğe gittiklerini ifade ederek, çalışanlarına ‘cinsiyet gözetmeden’, ‘cinsiyetleri ne olursa olsun’ istedikleri üniformaları giyebileceklerini açıkladı. (Cumhuriyet, 2022)

Görüldüğü üzere LGBT bilincinin yıllar içinde artmasıyla birlikte dünya genelinde birçok çalışma yapılıyor. Türkiye’de haklarından tam anlamıyla yararlanmaları adına, büyük örgütlerle işbirliği içinde farkındalık çalışmaları yapılmalıdır. Ülke siyasileri ve yöneticilerce ‘homofobik’ nefret söylemlerine izin verilmeyerek, düzenlenen mitinglere izin verilmelidir.

LGBT bir hastalık değildir.

Onlar sadece güven içinde yaşamak, korunmak ve toplumdan dışlanmamak istiyor.

Düşünceni değiştir ki dünya değişsin…

CEVAP VER

Please enter your comment!
Please enter your name here