SOSYAL MEDYA YASASI ve SOSYAL MEDYANIN BİLDİRİM/ŞİKAYET ÖZELLİKLERİNİN TEPKİ AMAÇLI KULLANILMASI

0
147 views

1. Z KUŞAĞI

Z kuşağı veya Z jenerasyonu, temel bir demografik sınıflandırmadır.

Küçük yaşlardan itibaren internete ve taşınabilir dijital teknolojiye erişimle büyüyen ilk sosyal nesildir. Z kuşağının üyeleri, dijital okuryazar olmaları gerekmese de dijital yerliler olarak da adlandırılmaktadır.

Z kuşağı gençleri, akademik performans ve iş beklentileri ile önceki kuşaklardan daha fazla endişe duymaktadır ve aksi yöndeki endişelerine rağmen, 1960’lardaki emsallerine göre hazzı ertelemede daha iyidirler.

2012 yılında, USA Today, online platformunda okuyucuların Milenyallerden sonraki gelecek neslin adını seçmeleri için bir yarışma düzenledi. Z Kuşağı adı önerildi.

Z Kuşağı olarak isimlendirilen günümüz gençleri, akademik anlamda şu şekilde tanımlanmaktadır:
1990’ların sonlarını başlangıç doğum yılları ve 2010’ların başlarını Z kuşağının bitiş doğum yılları olarak gösteriyor. Oxford Dictionaries, Z Kuşağı’nı “21. yüzyılın ikinci on yılında yetişkinliğe ulaşan nesil” olarak tanımlıyor.

Oxford Learner’s Dictionaries, Z kuşağını “90’ ların sonu ile 2010’ ların başı arasında doğmuş bir grup insan” olarak tanımlıyor. Merriam-Webster Online sözlük, Z kuşağını “1990’ ların sonunda ve 2000’ lerin başında doğan insanların nesli” olarak tanımlar.

Bu hali ile 1990-2010 aralığında doğmuş olan 12-32 yaş aralığındaki kişiler Z Kuşağı nesli olarak isimlendirilmesi doğru olacaktır. Abi bu yaş aralığının belirgin çizgiler olamayacağı d açıktır.

Ülkemiz açısından seçmen sınıfına adım atan 18 yaş üstü bireylerin seçimlerinin, seçim sonuçları üzerindeki etkisi arttıkça, Z kuşağı daha dikkate alınır, kamu oyunda daha fazla gündeme gelir olmuştur.

2. #OYMOYYOK EYLEMLERİ VE DISLIKE PROTESTOSU

26 Haziran 2020 tarihinde Sayın Cumhurbaşkanı’ nın Youtube üzerinden canlı olarak yayınlanan “Gençlerle Video Konferans Buluşması” etkinliği esnasında #OyMoyYok etiketiyle binlerce yorum yapılmış, Youtube’ daki videosu yüzbinlerce dislike almıştır.
Devamında #OyMoyYok etiketi Twitter’ a da taşınmıştır.
Konu ile ilgili olarak yapılan paylaşımlar Z Kuşağının karakteristik özelliğini ve tepkilerini açıklar nitelikte olmuştur.

Z Kuşağı kendi alanına girildiğinde, hızlı bir şekilde organize olabilir ve şiddet içermeyen bir şekilde hakkını arama eylemleri planlayabilir. Bunu yaparken bir taraftan da eğlenir.

3. SOSYAL MEDYA YASASI İLGİLİ MADDELERİN İNCELENMESİ

Kanun Teklifinde yer alan ilgili maddeler ve gerekçelerinin aşağıdaki şekilde olduğu görülmüştür.

Genel Gerekçe

“sahte isim ve hesaplarla yasa dışı içerik oluşturup paylaşma, farklı siyasi düşüncedeki kişilere, herhangi bir alanda rakip olarak gördüklerine, farklı dinlere veya milletlere yönelik küfür, iftira veya hakaret etmek, karalamak ya da itibarsızlaştırmak, nefret ve ayrımcılığa zemin oluşturmak amacıyla kullanıldığı durumlarda internet, düzenleme yapılması gerekli alan olarak karşımıza çıkmaktadır. Bu durumda kişilik hakları ihlal edilen bireyler, anayasal güvence altında olan haklarının korunması noktasında devletten beklenti içine girmektedirler.”

“yalan haberi kasıtlı olarak üretme ve yayma eyleminin (dezenformasyon), birey ve toplum iradesini ipotek altına alan ve vatandaşların gerçek bilgiye ulaşma hakkını engelleyen ciddi bir tehdit haline geldiği aşikârdır. Bu tehdit, aynı zamanda çeşitli özgürlükleri istismar etmek suretiyle başta ifade özgürlüğü ve haber alma özgürlüğü olmak üzere temel hak ve özgürlüklerin kullanılmasını engellemeye yöneliktir. Gelişen teknoloji ile birlikte dezenformasyonun vardığı nokta, temel hak ve özgürlükleri korumak adına bu tehditle mücadele etmeyi zorunlu kılmıştır. Bu çerçevede mevzuatımızda ki mevcut düzenlemeleri yeni duruma uygun hale getirmeye yönelik ilave düzenlemeler yapılması zorunluluğu ortaya çıkmıştır.”

“7253 sayılı Kanunla düzenlenen sosyal ağ sağlayıcıların yükümlülük ve sorumluluklarına yönelik; muhataplık ilişkisinin güçlendirilmesi, raporlama yükümlülüğünün kapsamının genişletilmesi, çocuklara yönelik uygulamalar konusunda ayrıştırılmış hizmet sunumunun sağlanması, yargı mercilerinin bilgi taleplerine süresinde ve doğrudan cevap verilmesi, kullanıcı haklarının korunması, kamu güvenliğini ve kamu sağlığını etkileyen olağanüstü durumlarda kriz planı oluşturarak etkin önlemler alınması gibi hususlarda Avrupa Birliğindeki regülasyonlara ilişkin gelişmeler de göz önünde bulundurularak ilave düzenlemeler yapılmaktadır.”

“Değişiklik Teklifiyle yalan haberin vardığı nokta ve etkileri dikkate alınarak dezenformasyonla mücadele kapsamında bir taraftan idari tedbirler güçlendirilirken diğer taraftan 5237 sayılı Kanunun “Kamu Barışına Karşı Suçlar” başlıklı beşinci bölümünde “Halkı yanıltıcı bilgiyi alenen yayma” başlığıyla müstakil bir suç ihdas edilmektedir. Bu doğrultuda, sırf halk arasında endişe, panik yaratmak saikiyle, ülkenin iç ve dış güvenliği, kamu düzeni ve genel sağlığı ile ilgili gerçeğe aykırı bir bilginin, kamu banşını bozmaya elverişli şekilde alenen yayılması suç olarak düzenlenmektedir. Böylelikle failde özel kast, gerçeğe aykırı bilgi de özel nitelik ve eylemde elverişlilik aranmaktadır.”

Madde Gerekçeleri

MADDE-29:

“İfade özgürlüğü, haber ya da bilgiye ulaşma hakkı, kanaat sahibi olma hakkı ve kanaati açıklama hakkı olmak üzere üç unsurdan oluşmakta ve bu alanları korumaktadır. Haber ya da bilgiye ulaşma hakkı; bireylerin iletişim araçlarını özgürce kullanabilmelerine, haber ve bilgi kaynaklarına kolayca erişebilmelerine ve fikirler pazannda yer alan farklı görüşler arasından diledikleri seçimi yapabilmelerine, böylece kendilerine ait (özgün) düşünce ve kanaatlerini oluşturabilmelerine imkân sağlamaktadır.”

“Teknolojik gelişmelerin ve internetin yaygınlaşmasına bağlı olarak ciddi rağbet gören dijital platformlar, daha çok “içerik” olarak nitelendirilebilecek bilgi veya haberlerin yayılma hızını öngörülemez biçimde artırmış ve bu içeriklerin zihin süzgecinden geçme, analiz etme ve değerlendirme süresini oldukça kısaltmıştır. Bu noktada, internetin sağladığı anonim ortam yalan, yanlış veya manipülatif içeriklerin artmasına neden olmuştur. Bilhassa, özel saiklerle oluşturulup organize bir biçimde yayılan içerikler veya bot hesaplar aracılığıyla yapılan paylaşımlar, internet ortamındaki dezenformasyonu hızlı bir biçimde artırmaktadır. Bu şekilde maksatlı bir biçimde oluşturulan uydurma içerikler, fikirler pazarındaki ürün güvenliğini olumsuz etkilemekte, bireylerin kanaat oluşumunu manipüle etmekte ve özgür düşünceyi ipotek altına alarak demokratik ortamın masumiyetini zedelemektedir. Sonuçta, kişilerin habere veya bilgiye erişimini kolaylaştırmaya yönelik mekanizmalar ve imkânlar geliştirilirken, haber veya bilginin güvenliği sağlanarak, özgür ve özgün fikirlerin demokratik ortamda çatışmasına ya da yarışmasına yönelik tedbirlerin alınması ihtiyacı ortaya çıkmaktadır.”

“Maddeyle, sırf halk arasında endişe, korku veya panik yaratmak saikiyle, ülkenin iç ve dış güvenliği, kamu düzeni ve genel sağlığı ile ilgili gerçeğe aykırı bir bilgiyi, kamu barışını bozmaya elverişli olacak şekilde alenen yaymak suç olarak düzenlenmektedir. Fiilin, “kamu barışını bozmaya” elverişli olması aranarak, bu suçun somut tehlike suçu olduğu vurgulanmıştır. Bunun yanı sıra “dezenformasyon” olarak nitelendirilen bu fiillerin, kişilerin bireysel kanaatlerini açıklama veya haber verme haklarıla karıştırılmaması için fiilin, halk arasında endişe, korku veya panik yaratma saikiyle gerçekleştirilmesi ilave bir unsur olarak aranmaktadır. Belirtmek gerekir ki, dezenformasyona konu içerik, ülkenin iç ve dış güvenliği, kamu düzeni ve genel sağlığı ile ilgili doğrudan asılsız bir bilgi olabileceği gibi tahrif edilmiş bir bilgi de olabilecektir. Kamu barışına yönelik suçlar kapsamında ihdas edilen bu suçun, Bölümde yer alan diğer suçlardan daha farklı bir alanı düzenlediğinde şüphe bulunmamaktadır. Ayrıca suçun, failin gerçek kimliğini gizlemek suretiyle veya bir örgütün faaliyeti çerçevesinde işlenmesi hali, cezada artırım sebebi olarak öngörülmektedir.”

MADDE-34:

“Beşinci fıkra ile getirilen düzenlemeyle, belirli suçlara ilişkin olarak yürütülen yargılama faaliyetleri kapsamında sosyal ağ sağlayıcıların adli mercilere bilgi vermemesi neticesinde soruşturma ve kovuşturmaların akamete uğramasının önüne geçilmesi hedeflenmektedir. Belirtmek gerekir ki, bu düzenleme sosyal ağ sağlayıcılarının diğer suçlara ilişkin olarak, yargı mercilerine bilgi verme yükümlülüğünü ortadan kaldırmamaktadır.”

“Onaltıncı fıkra ile getirilen düzenlemeyle, sosyal ağ sağlayıcıların kişilerin can ve mal güvenliğini tehlikeye sokan içeriğe ve içeriği oluşturana ilişkin bilgileri yetkili kolluk birimleriyle paylaşma yükümlülüğü getirilmektedir.”

“Onsekizinci fıkra ile getirilen düzenlemeyle, sosyal ağ sağlayıcının Kanun kapsamındaki yükümlülüklerine uyumuna ilişkin yerinde ve etkin inceleme mekanizması kurulmasına imkan sağlanmaktadır.”

MADDE 36:

“Hâlihazırda, internet tabanlı hizmet veya OTT (Över The Top) olarak isimlendirilen uygulamalar üzerinden internet kullanıcılarına temel olarak sesli, yazılı, görsel iletişim sağlamak amacı ile sunulan elektronik haberleşme hizmetlerinin tanımlanmasına ihtiyaç duyulmaktadır.

Bu nedenle, “şebekeler üstü hizmet” ve “şebekeler üstü hizmet sağlayıcı” kavramları tanımlara eklenmektedir.”

MADDE 37:

5809 sayılı Elektronik Haberleşme Kanunu çerçevesinde Bilgi Teknolojileri ve İletişim Kurumu (Kurum) tarafından yetkilendirilen işletmeciler, ilgili mevzuat çerçevesinde kamu hizmetinin gereği gibi yürütülmesini teminen bazı yükümlülüklere (tüketici hakları, kişisel verilerin korunması, hizmet kalitesi, raporlama, mali yükümlülükler gibi) tabi tutulmaktadır. Bununla birlikte şebekeler üstü (Över The Top (OTT) – İnternet Tabanlı) hizmetler olarak da ifade edilebilen bazı hizmetlerde, Türkiye’de yerleşik olmamakla birlikte, yurtdışından internet üzerinden sesli, yazılı ve görsel iletişim hizmeti sunulabilmektedir. Türkiye’deki herhangi bir mevzuata tabi tutulmadan sunulan bu hizmetler. Kurum tarafından yetkilendirilen ve benzer hizmeti sunan işletmeciler açısından haksız rekabet oluşturabilmektedir. Bu kapsamda Kuruma bu hizmetlere ilişkin gerekli düzenlemeleri yapma ve ilgili tedbirleri alma hususunda yetki verilmektedir.

Bununla birlikte Kurumun elektronik haberleşme sektörüne ilişkin görev alanına yönelik tüm düzenlemelerin şebekeler üstü hizmet sağlayıcılara uygulanamayacağı hususlar bakımından (arabağlantı, abonelik sözleşmelerinin kurulması gibi) yeni düzenlemeler yapılması gerekeceğinden Kuruma bu görev alam dahilinde düzenleme yapma ve şebekeler üstü hizmet sağlayıcılara da bu düzenlemeye uyma yükümlülüğü getirilmektedir. Bununla birlikte, söz konusu hizmet sağlayıcılarının Kuruma göndereceği bilgilerin belirlenmesi hedeflenmiştir.

Maddeler

MADDE-29
:
26/9/2004 tarihli ve 5237 sayılı Türk Ceza Kanununun 217 nci maddesinden sonra gelmek üzere aşağıdaki madde eklenmiştir.

“Halkı yanıltıcı bilgiyi alenen yayma

MADDE 217/A- (1) Sırf halk arasında endişe, korku veya panik yaratmak saikiyle, ülkenin iç ve dış güvenliği, kamu düzeni ve genel sağlığı ile ilgili gerçeğe aykırı bir bilgiyi, kamu barışını bozmaya elverişli şekilde alenen yayan kimse, bir yıldan üç yıla kadar hapis cezasıyla cezalandırılır.
(2) Suçun, failin gerçek kimliğini gizlemek suretiyle veya bir örgütün faaliyeti çerçevesinde işlenmesi halinde, yukarıdaki fıkraya göre verilen ceza yarı oranında artırılır.””

MADDE-34:

“(5) Türk Ceza Kanununda yer alan;

a) Çocukların cinsel istismarı (madde 103),
b) Halkı yanıltıcı bilgiyi alenen yayma (madde 217/A),
c) Devletin birliğini ve ülke bütünlüğünü bozmak (madde 302),
ç) Anayasal Düzene ve Bu Düzenin İşleyişine Karşı Suçlar (madde 309, 311, 312, 313, 314, 315, 316),
d) Devlet Sırlarına Karşı Suçlar ve Casusluk (madde 328, 329, 330, 331, 333, 334, 335, 336, 337),
suçlarına konu internet içeriklerini oluşturan veya yayan faillere ulaşmak için gerekli olan bilgiler soruşturma aşamasında Cumhuriyet savcısı, kovuşturma aşamasında yargılamanın yürütüldüğü mahkeme tarafından talep edilmesi üzerine ilgili sosyal ağ sağlayıcının Türkiye’deki temsilcisi tarafından adli mercilere verilir. Bu bilgilerin talep eden Cumhuriyet Başsavcılığı veya mahkemeye verilmemesi durumunda, ilgili Cumhuriyet savcısı tarafından, yurt dışı kaynaklı sosyal ağ sağlayıcının internet trafiği bant genişliğinin yüzde doksan oranında daraltılması talebiyle Ankara Sulh Ceza Hakimliğine başvurulabilir. İnternet trafiği bant genişliğinin daraltılması kararı verilmesi halinde, bu karar erişim sağlayıcılara bildirilmek üzere Kuruma gönderilir. Kararın gereği, bildirimden itibaren derhâl ve en geç dört saat içinde erişim sağlayıcıları tarafından yerine getirilir. Sosyal ağ sağlayıcının, bu fıkra kapsamındaki yükümlülüklerini yerine getirmesi halinde yaptırımlar kaldırılır ve Kuruma bildirilir.”

“(16) Sosyal ağ sağlayıcı, kişilerin can ve mal güvenliğini tehlikeye sokan içerikleri öğrenmesi ve gecikmesinde sakınca bulunması halinde, bu içeriği ve içeriği oluşturana ilişkin bilgileri yetkili kolluk birimleriyle paylaşır.”

“(18) Kurum, sosyal ağ sağlayıcının bu Kanuna uyumuna ilişkin olarak sosyal ağ sağlayıcıdan kurumsal yapı, bilişim sistemleri, algoritmalar, veri işleme mekanizmaları ve ticari tutumlar dâhil her türlü açıklamayı talep edebilir. Sosyal ağ sağlayıcı. Kurum tarafından talep edilen bilgi ve belgeleri en geç üç ay içinde vermekle yükümlüdür. Kurum, sosyal ağ sağlayıcının bu Kanuna uyumunu sosyal ağ sağlayıcının bütün tesislerinde yerinde inceleyebilir.”

MADDE 36:

“5/11/2008 tarihli ve 5809 sayılı Elektronik Haberleşme Kanununun 3 üncü maddesinin birinci fıkrasına aşağıdaki bentler eklenmiştir.

“(ççç) Şebekeler üstü hizmet: İnternet erişimine sahip abone ve kullanıcılara, işletmecilerden veya sağlanan internet hizmetinden bağımsız olarak kamuya açık bir yazılım vasıtası ile sunulan; sesli, yazılı, görsel iletişim kapsamındaki kişiler arası elektronik haberleşme hizmetlerini,
(ddd) Şebekeler üstü hizmet sağlayıcı: Şebekeler üstü hizmet tanımı kapsamına giren hizmetleri sunan gerçek veya tüzel kişiyi,”

MADDE 37:

5809 sayılı Kanunun 9 uncu maddesine aşağıdaki fıkra eklenmiştir.
“(14) … Şebekeler üstü hizmet sağlayıcılar, Türkiye’deki aktif bireysel ve kurumsal kullanıcı sayısı, sesli arama sayısı ve süresi, görüntülü görüşme sayısı ve süresi, anlık mesaj sayısı ve Kurumun belirleyebileceği diğer bilgileri Kurumca belirlenecek periyotlarla Kuruma bildirmekle yükümlüdür.”

Sosyal Ağ Sağlayıcılar Açısından Değerlendirme

Madde-29’ tanımlanan “Halkı yanıltıcı bilgiyi alenen yayma” suçuna ek olarak Madde-34’ de ağ sağlayıcılara bu ve belirtilen diğer suçlarla ilgili olarak sosyal ağ sağlayıcıya ilgili paylaşımı yapan kişiye ait bilgilerin verilmesi zorunlu hale getiriliyor.

Ülkemizde Internet iletişimine ilişkin trafik kayıtları Bilgi Teknolojileri ve İletişim Kurumu (BTK) tarafından operatörler aracılığı ile temin edilerek arşivlenmektedir. Bu kayıtlar CGNAT kaydı olarak ifade edilmektedir.

CGNAT kayıtları içerisinde, operatör abonelerine ait, operatör tarafından internet iletişimi için kendisine tahsis edilen IP ve Port numaraları ile erişim sağlanan hedefe ait IP numarası bilgisi mevcuttur.
Tek başına CGNAT kayıtları, bir IP adresine erişimi göstermektedir ancak tekil olarak bir kişiyi belirleyememektedir. Bunun iki sebebi vardır.

1. Twitter, Facebook gibi sosyal medya platformlarının çok sayıda kullanıcısı olması nedeni ile, suç olan bir paylaşımın sahibi, özellikle sahte bir profil ile paylaşılmışsa, CGNAT kayıtları içerisinde çok sayıda kişinin eş zamanlı olarak bu platformları kullanması nedeni ile tespit edilememektedir.

2. Erişim sağlanan bir IP adresi üzerinde birden fazla servis (örneğin 2 adet internet sitesi) mevcutsa, CGNAT tarafında tek bir kişi tespit edilebiliyor olsa dahi, erişim sağlanan IP adresi üzerindeki hangi servisi kullandığı (hangi web sitesine bağlandığı) tespit edilememektedir.

Bu nedenle bir trafik kaydının tek bir kişiyi belirleyebilmesi için BTK tarafındaki CGNAT (Carrier Grade NAT) kayıtları ile erişim sağlanan IP adresi üzerindeki erişim kayıtlarının eşleştirilmesi gerekmektedir.
Yani Madde 29’ da tanımlanan suçun, Madde 34 aracılığı ile sosyal ağ sağlayıcıdan temin edilecek bilgilerin (paylaşımın zamanı ve kullanıcının IP adresi) BTK aracılığı (bu IP adresini ilgili zamanda kullanan abone) ile kime ait olduğunun tespit edilmesi gerekmektedir.

Burada ve diğer maddelerde dikkat çeken, “Halkı yanıltıcı bilgiyi alenen yayma” suçunun çocukların cinsel istismarı ve terör suçlarının arasına yerleştirilmiş olmasıdır. Sosyal ağ sağlayıcılar özellikle çocukların cinsel istismarı ve terör konulu davalarda gerekli bilgileri sağlamaktadırlar. Yeni maddenin buraya yerleştirilmiş hukukçular tarafından daha iyi değerlendirilecektir ancak manidar görülmüştür.
Çocuğun cinsel istismarına ilişkin bir paylaşım dünyanın her yerinde aynıdır ancak diğer maddeler için kime göre sorusunun cevabı özellikle de bizim ülkemizde çok esnektir.

Hukuk ve Bilişim Dergisi’ nin 10’ uncu sayısında CGNAT Kayıtlarının Delil Niteliğini İncelediğim bir yazım mevcuttur. Detaylar için incelemenizi rica ederim.

Taşıyıcı Sınıf Ağ Adresi Çeviricileri (CGNAT) Kayıtlarının Delil Niteliği

Şebekeler Üstü Hizmet Sağlayıcılar Açısından Değerlendirme

Şebekeler Üstü Hizmetler, WhatsApp ve benzeri uygulamalar üzerinden mesajlaşma ve görüşmelerdir.
Halihazırda bu ve benzeri programların kullanımı operatörler tarafından data iletişimi olarak kayıt altına alınabilmekte ve erişim zamanı, süresi, transfer edilen veri miktarları GPRS (General Packet Radio Service) kaydı olarak, erişim sağlanan sunuculara ait bilgiler ise CGNAT kaydı olarak tutulabilmektedir. Ancak, bu data iletişimi içerisinde taslakta “Ulusal Numaralandırma Planı” olarak ifade edilen sistemde kimler arasında gerçekleştirildiğine ve içeriğine ilişkin herhangi bir kayıt tutulamamaktadır.

Yine operatörler tarafından tutulan HTS (Historical Traffic Search) kayıtları, aboneler arasındaki iletişimin, kimler arasında, ne zaman hangi baz istasyonu üzerinden gerçekleştiğine dair bilgileri sağlamaktadır.
Bir iletişiminde, iletişime ait SMS’ ler dahil, kayıtlar operatörler tarafından içeriksiz olarak kayıt altına alınmaktadır, çünkü ses iletişim alt yapısı kullanılmaktadır. Anlık olarak kayıt oluşturmayı sağlayan bir dinleme kararı olmadığı sürece de içeriğe geriye dönük olarak ulaşmak mümkün değildir.

Şebekeler Üstü Hizmetler olarak tanımlanan ve data iletişimine dayalı sistemde, taslağın 37’ nci maddesinde kullanıcı sayısı, sesli arama sayısı ve süresi vs talep edilecek bilgileri saydıktan sonra BTK tarafından belirleyeceği diğer bilgiler ifadesi ile açık uçlu bir uygulama alanı bırakılmış ve HTS kayıtlarında olduğu gibi mevcut durumda tespit edilemeyen, kişiler arası iletişim ve hatta mümkün olması nedeni ile mesajlaşma içeriklerinin dahi talep edilebilir hale gelebileceği görülmüştür.

Netice itibariyle hem Sosyal Ağ Sağlayıcılar hem de Şebeke Üstü Hizmetler ile ilgili düzenlemeler ilgililerinden iletişim kayıtlarının talep edilerek BTK aracılığı ile gerçek kişilere ulaşma amacı taşımaktadır.

4. SOSYAL MEDYA ORTAMLARINDA BİLDİRİM ve ŞİKAYET

Taslak ile sosyal ağ sağlayıcılara karşı korunacağı iddia edilen kişisel hakların her kullanıcının şikayet hakkını kullanabiliyor olması nedeni ile kullanıcı ile sosyal ağ sağlayıcı arasında hali hazıra çözüm mekanizması mevcuttur.

Herhangi bir kullanıcı herhangi bir başka kullanıcıya ait paylaşımı şikayet edebilmekte, şikayet edilen paylaşıma ait çok sayıda şikayet olması durumunda paylaşım sosyal ağ sağlayıcı tarafından kaldırılmaktadır.
Hatta taslağın bir çok noktasına serpiştirilmiş olan çocukların cinsel istismarına yönelik bir paylaşımın, sosyal ağ sağlayıcılar açısından Topluluk Standartları olarak isimlendirilen kurallara uymuyor olması nedeni ile şikayete dahi gerek kalmadan silineceği ve paylaşım yapan hesabın askıya alınacağı veya kapatılacağı neredeyse kesindir.

Bu halde Sosyal Medya Yasası olarak isimlendirilen taslağın, kullanıcılar açısından bir tür denetim mekanizması oluşturmak amacı taşıdığı, basına yansımaları itibariyle haklı bir endişedir.
Ancak, taslağın kanunlaşması halinde, Z kuşağı olarak isimlendirilen neslin yazının başında belirtilen özellikleri itibariyle, 26 Haziran ve sonrasında verdiği #OyMoyYok tepkisinden çok daha büyük bir tepkiyle karşılaşılması muhtemeldir.

01/06/2022 tarihli Can COŞKUN Haber Masası Programında 13:39 saatinden itibaren CHP Heyeti konuşmaları içerisinde de konuya yer verilmiştir.

CHP Milletvekili Onursal ADIGÜZEL tarafından 29, 36 ve 37’ nci maddelere dikkat çekilmiş amacın veri toplamak olabileceği ifade edilmiştir. Bu noktada BTK’ ya verilen yetkilerin sınırsızlığı da ifade edilmiştir.

Ayrıca konuşmanın 13:42 anında başlayan kısmında “muhalefeti susturacağınızı sanıyorsanız yanılıyorsunuz, gençlerin yaratıcılığının farkında bile değilsiniz. Biliyoruz ki yaptığınız yayınlarda, kendi gençlik kollarınızla yapmış olduğunuz yayınlarda yorumu kapattınız ama gençler dislikelar yaparak size gerekli cevabı verdi.” ifadeleri kullanılmıştır.
Açıktır ki Z Kuşağı tarafından üretilebilecek en yaratıcı ve işlevsel tepki muhtemelen ilgili kişilerin paylaşımlarını sosyal medya platformlarının şikayet etme özelliğini kullanarak onları sosyal medya platformu üzerinde hareket edemez hale getirmek olacaktır.

Aşağıda ülkemizde de en sık kullanılan sosyal medya platformlarına ait şikayet etme özellikleri ve şikayet kategorileri özetlenmiştir.

01/06/2022 tarihli “Sürtük” ifadesi örneğinde açıktır ki, Sosyal Medya Platformları içerisinde ilgililerin şikayete konu olabilecek, şikayet kategorileri ile doğrudan ilişkili çok sayıda içeriği mevcuttur.

Twitter

Twitter Yardım Merkezi web sayfalarında Twitter kullanım kuralları yer almaktadır.
Bu kuralların en başında Twitter kendisini şu şekilde tanımlamıştır.

“Twitter’ın amacı herkese açık sohbetler sunmaktır. Şiddet, taciz ve benzer türdeki diğer davranışlar, kişilerin kendilerini ifade etmekten çekinmelerine neden olur ve nihayetinde herkese açık global sohbetin değerini azaltır. Kurallarımızın amacı, tüm kullanıcıların herkese açık sohbetlere özgürce ve güvenle katılabilmesini sağlamaktır.”

Güvenlik, Gizlilik, Doğruluk başlıkları altında Twitter kullanıcılarının uymaları beklenen kurallar sıralanmıştır.

Güvenlik başlığı altında, i) Şiddet, ii) Terörizm/Şiddet İçeren Aşırılık, iii) Çocuk Cinsel İstismarı, iv) Taciz/Suistimal, v) Nefret Söylemi
Gizlilik başlığı altında, i) Gizli Bilgiler, ii) Rıza Dışı Çıplaklık
Doğruluk başlığı altında, i) Platform Manipülasyonu ve Spam, ii) Toplumsal Bütünlük, iii) Yanıltıcı ve Aldatıcı Kimlikler, iv) Yapay ve Değiştirilmiş Medya, v) Telif Hakkı ve Ticari Marka

“Halkı yanıltıcı bilgiyi alenen yayma” suçu ile ilişkili olarak halihazırda Twitter içerisinde birden fazla başlık altında kurallar düzenlenmiş ve denetlenmektedir.

Bu suç ile birleştirilen diğer çocuğun cinsel istismarı ve terörizm suçları da kurallar arasındadır.
Twitter kullanıcıları bu başlıklarla ilgili karşılaştıkları bir paylaşımı doğrudan sosyal medya platformuna şikayet edebilmektedir.

Bir Tweetin sağ kısmında bulunan üç nokta simgesine tıklandığında açılan menüden Tweeti Bildir seçilerek Şikayet Bildirim penceresine ulaşılır.

Bildirimin Başlatılmasının ardından;

1. Bildirim kiminle ilgili,
2. Bildirim hangi konuda,
3. Bildirim konusu eylemin niteliği,
kullanıcıdan talep edilmekte ve yapılan bildirimle ilgili olarak kullanıcıya açıklamalar yapılıp onay istenmektedir.

Twitter içerisinde herhangi bir paylaşımla ilgili olarak yapılabilecek bir bildirime ait tüm seçenekler aşağıdaki tabloda sunulmuştur.

Facebook

Facebook Şeffaflık Merkezi web sayfalarında Facebook Topluluk Standartları yer almaktadır.
Topluluk Standartlarının en başında “Söz Hakkı Taahhüdümüz” başlığı altında şu ifadelere yer vermektedir.
“Topluluk Standartlarımızın amacı insanların kendilerini ifade edebileceği bir yer sunmak ve onlara söz hakkı tanımaktır. Meta olarak, bazıları katılmasa veya uygunsuz bulsa bile, insanların kendileri için önemli olan sorunları açıkça konuşabilmesini istiyoruz. Bazı durumlarda, normalde standartlarımıza aykırı olabilecek ancak haber değeri taşıyan ve kamu yararı gözetilerek paylaşılan içeriklere izin veriyoruz. Bunu, sadece içeriğin kamu yararı açısından değerini zarar riski ile kıyasladıktan sonra yapıyoruz ve bu kararları verirken insan haklarına yönelik uluslararası standartlara başvuruyoruz.

İnsanların kendilerini ifade edebilmesi konusundaki taahhüdümüz bizim için çok önemli ancak istismar söz konusu olduğunda internetin yeni ve artan fırsatlar sağladığının da farkındayız. Bu sebeplerle, aşağıdaki değerleri gözeterek insanların kendilerini ifade etmesine yönelik kısıtlamalar getirebiliyoruz:
Güvenilirlik: İnsanların Facebook’ta gördüğü içeriklerin güvenilir olduğundan emin olmak istiyoruz. Güvenilirliğin daha iyi bir paylaşım ortamı oluşturduğunu düşünüyoruz ve bu nedenle insanların Facebook’u kim olduklarını veya ne yaptıklarını gerçeğe uygun olmayan şekilde tanıtmalarını istemiyoruz.

Emniyet: Facebook’u emniyetli bir yer haline getirmeye çok önem veriyoruz. Kişilerin fiziksel güvenliğine zarar verme riskine katkıda bulunabilecek içerikleri kaldırırız. İnsanları tehdit eden içerikler, başkalarını korkutma, dışlama veya susturma potansiyeli taşır ve Facebook’ta bunlara izin verilmez.

Gizlilik: Kişisel gizliliği ve bilgileri korumaya çok önem veriyoruz. Gizlilik, insanlara kendileri olma, Facebook’ta nasıl ve ne zaman paylaşımda bulunacaklarını seçme ve daha kolay bağlantı kurma özgürlüğü verir.

Onur: Tüm insanların eşit onura ve haklara sahip olduğuna inanıyoruz. İnsanlardan başkalarının onuruna saygı duymalarını, başkalarını taciz etmemelerini ve aşağılamamalarını bekliyoruz.”

Şiddet ve suç davranışları, Emniyet, Uygunsuz içerikler, Bütünlük ve güvenilirlik, Fikri mülkiyet haklarına saygı, İçeriklerle ilgili istekler ve kararlar başlıkları altında Facebook kullanıcılarının uymaları beklenen kurallar sıralanmıştır.

Şiddet ve suç davranışları başlığı altında, i) Şiddet ve Suça Teşvik, ii) Tehlikeli Kişi ve Örgütler iii) Zarara Yol Açma Amaçlı Organizasyon ve Suçun Tanıtımını Yapma, iv) Kısıtlı Ürün ve Hizmetler, v) Dolandırıcılık ve Aldatma
Emniyet başlığı altında i) İntihar ve Kendine Zarar Verme, ii) Çocukların Cinsel ve Cinsel Olmayan İstismarı, Çocuk Çıplaklığı, iii) Yetişkinlere Yönelik Cinsel İstismar, iv) Zorbalık ve Taciz, v) İnsan İstismarı, vi) Gizlilik İhlalleri
Uygunsuz içerikler başlığı altında, i) Nefret Söylemi, ii) Şiddet İçeren ve Sansürlenmemiş İçerik, iii) Yetişkin Çıplaklığı ve Cinselliği, iv) Cinsel İlişki Talebi
Bütünlük ve güvenilirlik başlığı altında, i) Hesap Bütünlüğü ve Gerçek Kimlik, ii) Spam, iii) Siber Güvenlik, iv) Gerçeğe Uygun Olmayan Davranışlar, v) Yanlış Bilgiler, vi) Anıtlaştırma
Fikri mülkiyet haklarına saygı başlığı altında, i) Fikri Mülkiyet
İçeriklerle ilgili istekler ve kararlar başlığı altında, i) Kullanıcı İstekleri, ii) Reşit Olmayanlar İçin İlave Koruma

“Halkı yanıltıcı bilgiyi alenen yayma” suçu ile ilişkili olarak halihazırda Facebook içerisinde birden fazla başlık altında kurallar düzenlenmiş ve denetlenmektedir.

Bu suç ile birleştirilen diğer çocuğun cinsel istismarı ve terörizm suçları da kurallar arasındadır.
Facebook kullanıcıları bu başlıklarla ilgili karşılaştıkları bir paylaşımı doğrudan sosyal medya platformuna şikayet edebilmektedir.

Bir paylaşımın sağ kısmında bulunan üç nokta simgesine tıklandığında açılan menüden Paylaşımı Şikayet Et seçilerek Şikayet Et penceresine ulaşılır.

Şikayetin Başlatılmasının ardından;

1. Şikayet hangi konuda,
2. Şikayet konusunun detayı,
kullanıcıdan talep edilmekte ve yapılan şikayetle ilgili olarak kullanıcıya açıklamalar yapılıp onay istenmektedir.

Facebook içerisinde herhangi bir paylaşımla ilgili olarak yapılabilecek bir bildirime ait tüm seçenekler aşağıdaki tabloda sunulmuştur.

Youtube

Youtube Yardım web sayfalarında Youtube Topluluk Kuralları yer almaktadır.
Bu kuralların en başında Youtube kendisini şu şekilde tanımlamıştır.

“YouTube’u kullandığınızda, dünyanın dört bir yanındaki kullanıcılardan oluşan bir topluluğa katılırsınız. Aşağıdaki kurallar, YouTube’un herkes için eğlenceli ve keyifli bir ortam olarak kalmasını sağlar.”
Spam ve yanıltıcı uygulamalar, Hassas içerik, Şiddet barındıran veya tehlikeli içerik, Yasal düzenlemelere tabi olan ürünler, Yanlış bilgilendirme başlıkları altında Youtube kullanıcılarının uymaları beklenen kurallar sıralanmıştır.

Spam ve yanıltıcı uygulamalar başlığı altında, “YouTube Topluluğu güvene dayalıdır. YouTube’da diğer kullanıcıları dolandıran, yanıltan, kandıran veya spam nitelikli içeriklere izin verilmez.” açıklaması ile birlikte, i) Spam, yanıltıcı uygulamalar ve dolandırıcılık politikaları, ii) Kimliğe bürünme politikası, iii) Harici bağlantılar politikası, iv) Sahte etkileşim politikası, v) Ek politikalar
Hassas içerik başlığı altında, “İzleyicileri, içerik üreticileri ve özellikle küçükleri korumayı hedefliyoruz. Bu nedenle çocukların güvenliğini sağlamamızı; onları cinsellik, çıplaklık ve kendine zarar verme temalı içeriklerden korumamızı sağlayan kurallara sahibiz. YouTube’da hangi içeriklere izin verildiğini ve bu politikalara uygun olmayan içeriklerle karşılaştığınızda ne yapmanız gerektiğini öğrenin.” açıklaması ile birlikte, i) Çıplaklık ve cinsel içerik politikaları, ii) Küçük resim politikaları, iii) Çocuk güvenliği politikası, iv) İntihar ve kendine zarar verme politikası
Şiddet barındıran veya tehlikeli içerik başlığı altında, “Nefret söylemine, yıkıcı ve taciz edici davranışlara, sansürlenmemiş şiddete, kötü amaçlı saldırılara ve zararlı ya da tehlikeli davranışları teşvik eden içeriklere YouTube’da izin verilmez.” açıklaması ile birlikte, i) Zararlı veya tehlikeli içerik politikaları, ii) Şiddet barındıran veya sansürsüz içerik politikaları, iii) Yasa dışı şiddet örgütleri politikası, iv) Nefret söylemi politikası, v) Taciz ve siber zorbalık politikaları
Yasal düzenlemelere tabi olan ürünler başlığı altında, “Belirli ürünler YouTube’da satılamaz. YouTube’da izin verilen ve verilmeyen içerikler hakkında bilgi edinin.” açıklaması ile birlikte, i) Yasa dışı veya yasal düzenlemelere tabi ürün ya da hizmet satışı politikaları, ii) Ateşli silahlar politikası
Yanlış bilgilendirme başlığı altında, “Ciddi anlamda zarara yol açabilecek yanıltıcı veya aldatıcı içeriklere YouTube’da izin verilmez. Gerçek zarara neden olabilecek belirli türdeki yanlış bilgilendirmeler (ör. zararlı ilaç veya tedavi yöntemlerini tanıtan içerikler, üzerinde teknik değişiklikler yapılan içerikler, demokratik süreçlere müdahale eden içerikler) bu kapsamdadır.” açıklaması ile birlikte, i) Yanlış bilgilendirme politikaları, ii) Seçimlerle ilgili yanlış bilgilendirme politikaları, iii) COVID-19 hakkında yanlış tıbbi bilgilendirme politikaları, iv) Aşılarla ilgili yanlış bilgilendirme politikası
“Halkı yanıltıcı bilgiyi alenen yayma” suçu ile ilişkili olarak halihazırda Youtube içerisinde birden fazla başlık altında kurallar düzenlenmiş ve denetlenmektedir.

Bu suç ile birleştirilen diğer çocuğun cinsel istismarı ve terörizm suçları da kurallar arasındadır.
Youtube kullanıcıları bu başlıklarla ilgili karşılaştıkları bir paylaşımı doğrudan sosyal medya platformuna şikayet edebilmektedir.

Bir videonun sağ alt kısmında bulunan üç nokta simgesine tıklandığında açılan menüden Bildir seçilerek Videoyu Bildir penceresine ulaşılır.

Bildirimin Başlatılmasının ardından;

1. Bildirim hangi konuda,
2. Bildirim konusunun detayı,
3. Bildirim konusu içerik videonun hangi zamanında)
kullanıcıdan talep edilmekte ve yapılan şikayetle ilgili olarak kullanıcının video zamanını belirterek onayı istenmektedir.

Youtube içerisinde herhangi bir paylaşımla ilgili olarak yapılabilecek bir bildirime ait tüm seçenekler aşağıdaki tabloda sunulmuştur.

Bu açıklamaların altında yer alan “İşaretlenen videolar ve kullanıcılar, Topluluk Kurallarını ihlal edip etmediklerinin belirlenmesi için YouTube personeli tarafından haftanın 7 günü, günün 24 saati incelenir. Topluluk Kuralları’nın ihlali durumunda hesaplara ceza verilir. Ciddi veya tekrarlanan ihlallerde ise ilgili hesaplar kapatılabilir. Kanalı bildirin” ifadesi devamında yer alan Kanalı Bildirin kısmından bir video değil, video yayıncısı (kanal) da şikayet edilebilmektedir.

Bildirim tek bir ekranda yapılmakta, aşağıdaki açıklamalar ile görüntülenmektedir.

Taciz ve siber zorbalık: Bu, kişilere hakaret etmek, aşağılamak ve korkutmak için kötü niyetle yayınlanmış içeriği kapsayabilir.

Gizlilik: Kişisel bilgilerinizi barındıran içerikler veya sizin görüntünüzü içeren ve izniniz olmadan yüklenmiş olan videolar gizlilik ihlali olarak görülebilir.

Kimliğe bürünme: Başka bir kullanıcının tüm kanal düzenini kopyalayarak, benzer bir kullanıcı adı kullanarak veya yorumlarda, e-pos
talarda ya da videolarda kendisini o kişi gibi göstererek o kişinin kimliğine bürünme.
Şiddetli tehditler: Belirli bir kişi veya tanımlı bir kişi grubuna karşı ciddi fiziksel zarar tehdidinde bulunan videolar veya yorumlar.

Çocukları tehlikeye atma: Çocuklara yönelik cinsel, saldırgan veya suiistimal amaçlı iletişim barındıran içerik.

Korunan bir gruba karşı nefret dolu konuşma: Irk veya etnik köken, din, engellilik, cinsiyet, yaş, gazilik ve cinsel tericihi/cinsel kimliği içeren, ancak bunlarlar sınırlı olmayan etmenlere dayalı nefret öğeleri barındıran içerik.

Spam ve dolandırıcılık: Youtube’ u, Youtube topluluğundan yararlanmaya çalışan spam, hilekarlık ve diğer aldatıcı yaklaşımlardan temizlemek için sürekli olarak çalışıyoruz.

Sorunum burada belirtilmiyor: Sorunum burada belirtilmiyor.

Bir kanalın şikayete konu olması durumunda kanal tarafından yayınlanan hangi videoların şikayet edildiğinin seçilmesi istenmektedir.

Instagram

Instagram Yardım web sayfalarında Instagram Topluluk Kuralları yer almaktadır.
Bu kuralların en başında Instagram kendisini şu şekilde tanımlamıştır.

“Instagram’ın insanların ilham alabileceği ve kendilerini ifade edebileceği özgün ve güvenli bir yer olarak kalmasını istiyoruz. Bu topluluğu daha da iyi hale getirmemize yardımcı olun. Yalnızca kendi fotoğraf ve videolarınızı paylaşın ve yasalara daima uyun. Instagram’daki herkese saygı duyun. İnsanlara spam göndermeyin veya çıplaklık barındıran içerikler paylaşmayın.”

i) Yalnızca kendi çektiğiniz veya paylaşma hakkına sahip olduğunuz fotoğrafları ve videoları paylaşın. ii) Geniş bir hedef kitle için uygun olacak fotoğraf ve videolar paylaşın. iii) Anlamlı ve özgün etkileşimlerin gelişmesini sağlayın. iv) Yasalara uyun. v) Instagram topluluğunun diğer üyelerine saygı duyun. vi) Kendine zarar vermeyi yüceltilecek bir şeymiş gibi göstermeyerek destekleyici ortamımızı koruyun. vii) Haber değeri taşıyan olayları paylaşırken düşünceli olun. Başlıkları altında Instagram kullanıcılarının uymaları beklenen kurallar sıralanmıştır.

“Halkı yanıltıcı bilgiyi alenen yayma” suçu ile ilişkili olarak halihazırda Youtube içerisinde birden fazla başlık altında kurallar düzenlenmiş ve denetlenmektedir.

Bu suç ile birleştirilen diğer çocuğun cinsel istismarı ve terörizm suçları da kurallar arasındadır.
Instagram kullanıcıları bu başlıklarla ilgili karşılaştıkları bir paylaşımı doğrudan sosyal medya platformuna şikayet edebilmektedir.

Bir paylaşımın sağ kısmında bulunan üç nokta simgesine tıklandığında açılan menüden Paylaşımı Şikayet Et seçilerek Şikayet Et penceresine ulaşılır.

Şikayetin Başlatılmasının ardından;

1. Şikayet hangi konuda,
2. Şikayet konusunun detayı,
kullanıcıdan talep edilmekte ve yapılan şikayetle ilgili olarak kullanıcıya açıklamalar yapılıp onay istenmektedir.

Instagram içerisinde herhangi bir paylaşımla ilgili olarak yapılabilecek bir bildirime ait tüm seçenekler aşağıdaki tabloda sunulmuştur.

SONUÇ

Sosyal Medya Tasarısı içerisinde tanımlanan “Halkı yanıltıcı bilgiyi alenen yayma” suçu ile ilişkili olarak halihazırda sosyal medya platformları içerisinde tanımlı ve kullanıcıların şikayetine bağlı olarak sosyal medya platformunun Kullanım Kuralları/Topluluk Kuralları çerçevesinde, paylaşımın kaldırılması ve paylaşımı yapan kullanıcı hesabının kapatılmasına kadar yaptırımlar uygulanmaktadır.
Sosyal Medya Platformlarının kullanıcıya ait bilgileri Çocuğun Cinsel İstismarı ve Terörizm suçları ile ilgili olarak yasal otoritelere sağladığı bilinmektedir.

“Halkı yanıltıcı bilgiyi alenen yayma” suçunun Çocuğun Cinsel İstismar ve Terör Suçları ile bir araya getirilmesi, basit gerekçelerle kullanıcı bilgilerine erişim sağlama niyeti olarak görülmüştür.
Bu halde, Sosyal Medya Kullanıcılarının kendilerine Otosansür uygulamaları muhtemeldir.

Ancak, fikirlerini paylaşması engellenen kullanıcılar, özellikle tepkisel bir kitle olduğu bilinen ve Z kuşağı olarak isimlendirilen genç nesil tarafından #OyMoyYok tepkisinde olduğu gibi, bir çoğu Sosyal Medya Ortamlarının Topluluk Kurallarına uygun olmayan malun haber, konuşma ve benzeri içeriklerin, Sosyal Medya Ortamının Bildirim/Şikayet özelliklerini kullanarak kitlesel olarak şikayet etmesi muhtemeldir.

Bu Bildirimlerin/Şikayetlerin sonucunda, paylaşımların kaldırılması, hesapların kapatılması mümkün olabilecektir.

Sosyal Medya Ortamlarından en çok kullanılan dördüne (Twetter, Facebook, Youtube, Instagram) ait şikayet bildirim süreci ve şikayet konuları tablolar halinde özetlenmiştir.

Nitekim Ocak 2021 tarihinde Amerikan Eski Başkanı Donald Trump’ ın Twitter hesabı “nefret ve şiddet uyandıran paylaşımlar” yapması nedeni ile askıya alınmış sonra kapatılmıştır.

Ülkemizde de pek çok hesabın ayrımcılık, şiddet, nefret söylemleri içeren paylaşımlar yaptığı aşikar olup Z Kuşağının tepkisel bir şikayet eylemi sonucunda bu hesapların kapatılması muhtemeldir.

KAYNAKÇA

https://tr.wikipedia.org/wiki/Z_kuşağı

http://www2.tbmm.gov.tr/d27/2/2-4471.pdf

https://help.twitter.com/tr/rules-and-policies/twitter-rules

https://transparency.fb.com/tr-tr/policies/community-standards/?source=https%3A%2F%2Fweb.facebook.com%2Fcommunitystandards%2F

https://tr-tr.facebook.com/help/instagram/477434105621119

https://support.google.com/youtube/answer/9288567?hl=tr

Adli Bilişim Uzmanı Dr. Berker Kılıç tarafından hazırlanmıştır.

CEVAP VER

Please enter your comment!
Please enter your name here