SEVGİNİN GÜCÜNÜ HAFİFE ALMAYIN

0
650 views

SEVGİNİN GÜCÜNÜ HAFİFE ALMAYIN

Şişmekten çatlamak üzere olan egolarla, sürekli her şeyi yemiş bitirmiş edasıyla, sadece yaşamak için yaşarken bu önemli hissiyatı nereye koyacağız.
Maalesef gerçekten bir menfaati olmadan kimsenin kimseye selam vermediği şu garip dünyada insan kendini nasıl hisseder.
Bu egoyla, altında yatan öfkeyle bu işin içinden nasıl çıkabilir.
Sevgi çok kıymetlidir. Çünkü aslında tüm sancılarımızın altında onun yokluğu vardır.
Sürekli onaylama isteği beni sevin diyen insanoğlunun kimi zaman peşinden gitmek istediği, gerçeklerin önüne geçen, başkalarının kurduğu dünyaya göre yaşamak zorunda kalan, bırakılan bir duygudur.
Okulu bitirir, ev, araba, evlen, evden işe, işten eve, ye iç, uyu içindeki manevi boşluklar için gerekirse terapi bile alınıyor.
Soru şu, niye varız? Ömrümüzü neye vermeliyiz? Gerçekten sevmeyi gerektiren sevginin hiç hafife alınmayacak bir duygu olduğunu geçmişimiz, anılarımız, geleceğimiz, akibetimiz ve özümüz kısaca her şeyimiz olduğunu gösteriyor.
Necip Fazıl sevgiyi çok güzel özetlemiştir. Siz hiç kırılan bir bardaktan su içtiniz mi? Diye sorulduğunda Necip Fazıl “Peki sen hiç bardak kırıldı diye su içmekten vazgeçtin mi?” Cümlesindeki müthiş cevabı gibi insanda vazgeçmez sevmekten. Ama hep kırgın, her tedbirli, tabii bu kırgın ve tedbirli hale sevgi denirse, çünkü bu sevgi sandığımız kağıttan kuleden küçük rüzgarla yıkılıverir. Çünkü biz onun temelini gönlümüze indirmedik.
Telaşlanmış ve korkularımız bizleri esir ediyor. Çıkamıyoruz bu kısır döngüden. İnsan neden sevmez ya da sevmedi neden bırakır? Sanırım bunun en önemli cevabı güven olsa gerek.
İnsan en çok çocukluğunu sever. Safiyane, dupduru olan çocukluğunu. Kazıklar derinleştikçe hayata ve insana dair kayıpları büyüdükçe sevmek daha zorlaşır ve daha sıkıntılı olur.
Shakespeare’in şiirinde söylediği gibi. “Yoksa kim dayanabilir, zamanın kırbacına? Zorbanın kahrına, gururunun çiğnenmesine, sevginin kepaze edilmesine, kanunların bu kadar yavaş, yüzsüzlüğün bu kadar çabuk yürümesine, kötülere kul olmasına, iyi insanın bir bıçak saplayıp göğsüne kurulmak varken.” Yoksa kim dayanabilir…
Sevgiyle kalın! Sevgililer Gününüz kutlu olsun.

CEVAP VER

Please enter your comment!
Please enter your name here