SARI MUHALEFET

0
700 views

SARI MUHALEFET (SAHTE MUHALAFET)

Deniz Gezmiş’in geçenlerde doğum gününü resimlerle, şarkılarla, marşlarla mezar başı resimleri ile ananlar, diğer paylaşımlarına baktığımız zaman iki yüzlülük öylesine sıradan bir duruma dönüşmüştür ki hayretler içerisinde kalıyoruz.
Bunlar Deniz Gezmiş’i, Aşık Mahsuni Şerif’i, Pir Sultan Abdal’ı anarken diğer taraftan hakkını arayan, emek mücadelesi veren işçileri; “AKP’nin ekmeğine yağ sürüyorlar”, “aslında çok iyi maaşları var”, “bizim çocuklarımız işsiz, bunlar daha ne istiyorlar?” dedikleri ve sosyal medyada paylaştıkları ile ortadadır. Mangalda kül bırakmayan, aslında kendisine sosyal demokrat diyen, sınıf bilinci oluşmamış bu kitle, işçilerin hak alma mücadelesini anlamaya, alandaki grev kırıcılar kadar sorumludurlar.

CHP’li bir belediyede bu grev neden oldu? Çöp dağları neden oluşturuldu? Neye, kime fayda sağlayacaktı? Aslında altında yatan gerçek neydi? Yoksa birileri sarı muhalefet mi yapıyor? Aldığı talimatları mı uyguluyor? Aslında sorgulanması gereken bu. 18 yıldır grevi yasaklayan AKP’nin değirmenine suyu kim taşımıştır? Özellikle AKP genel başkanının son zamanlardaki CHP demek taciz,tecavüz,çöp,çukur derken CHP’de makam mevki sahibi olan bazı düşkünlerin sarı muhalefet anlayışı bu sürede ne kadar etki etmiş, katkı sunmuştur? CHP’de sendikalardan sorumlu genel başkan yardımcısı ve il başkanı, grevin beşinci gününde çöp dağları oluştuktan sonra oluşan tablo, yandaş medyada tüm Türkiye’de servis edildikten sonra gelmeleri de düşündürücüdür. Bu işin asıl sorumlusu olan belediye başkanı ve meclis üyeleri partiye bu kadar büyük sıkıntı ve algıyı oluşturduktan sonraki sahadaki grev kırıcı konuşmaları, icraatları çok düşündürücüdür. CHP’nin emekçileri, yöneticileri şundan emin olsunlar ki merkezi iktidar bu tabloyu seçimlerde en iyi şekilde kullanacağından kimsenin şüphesi olmasın. Partiye zarar veren bu tabloyu, bu olumsuz tabloyu, bütün detaylarıyla araştırılmalı, bu konuyu seçimlere zaman varken değerlendirmelidirler. Aksi takdirde şimdiden önümüze gelecek sorunlarla yüzleşmez iseniz çözümsüzlük, sıkıntı, yeniden oy ve seçim kaybetmek kaçınılmaz bir son olur.

Çok büyük emek verilerek kazanılan İBB, grev kırıcı gibi gösterilerek İmamoğlu da ciddi bir imaj kaybına uğratılmıştır. Parti içinde bulundukları makamları kendi çıkarları için kullanarak zenginleşen şahıslar, çaldıklarını nasıl koruyacakları derdine düşüp iktidardan talimat aldıkları da, alıp almadıkları da kocaman bir soru işaretidir.

Partide yaşanan sıkıntıların ana nedeni kimliksiz çıkarcıların sadece rant elde etmek için partiyi yönetenlerin kendi çantacılarını yaratma arzusundan kaynaklanan atadıkları meclis üyeleri, belediye başkanları ile olan ahbap-çavuş ilişkisinin, liyakatı yok ederek oluşturdukları bu tablo bugün yaşanılanların asıl nedenidir.

Bütünüyle baktığımızda bu yaşanan tüm olumsuzlukları yönetecek, partiye zarar vermemek için gerekli tüm önlemleri alacak olan partinin üst kurulları ve genel başkanıdır. Hiç vakit kaybetmeden denetim mekanizmalarını harekete geçirmeli, partinin tüzel kişiliğini ve emekçilerinin başı öne eğdirilmemelidir.

CHP bir zümreye, bir gruba, bir sermaye inisiyatifine bırakılmamalı, kendi tüzüğündeki, kendi sosyal, halkçı, hukuk üstünlüğünün güçlü parlamenter sistemine Atatürk ilke ve inkilaplarına bağlı değerlerine sıkı sıkı sarılmalıdır. Türk halkı yerelde iktidar yaptıklarını görmezse, devleti yönetmesi için de asla güven duymaz.

CEVAP VER

Please enter your comment!
Please enter your name here