SANDIKTAKİLER Mİ? BULUTTAKİLER Mİ?

0
283

 

Son zamanlarda gündemi fazlaca meşgul eden bir konu var. WhatsApp sözleşmesi ve beraberinde getirdikleri. Herkes kendince farklı çözüm yolları aramaya başlamış durumda. Alternatif uygulamalara olan eğilimi de etkileyen bu durum sonucunda, zaten zar zor kurmaya çalıştığımız iletişim oldukça etkilendi. Herkes saklı verilerinin ortaya çıkması tedirginliğini yaşarken düşünmeden edemedim, gerçekten ortaya çıkmasından korkulması gereken telefona depoladıklarımız mı?

Kendilerini asker, polis diye tanıtan kişilere rahatça kişisel bilgilerimizi verebiliyorken; samimi fotoğraflar, atılan mesajlar ve yaptığımız dedikodular mı bizi tedirgin eden?

 

Her gün sokağa çıktığımızda ya da aynı evde yaşadığımız insanlara karşı sakladıklarımız? Ya da kendimize karşı sakladıklarımız? Oysaki herkesin karşısındaki kişiye göre değiştirdiği, gerçek duyguları ve düşünceleri ortaya çıkmasın diye taktığı yüzler vardır.
Bunları saklamak için her birini özenle sandık içine saklarız. Çünkü insanda toplumun kendisinden beklenenlere uygun davranma eğilimi vardır.

Bilimsel olarak bakacak olursak; bireyin dış dünya ile ilişkilerinde uyum sağlaması ya da başa çıkabilmesini sağlayan sisteme persona adı verilmektedir. Carl Gustov Jung’a göre, çocukluk yıllarında ebeveynlerin beklentilerine uygun davranma ihtiyacından doğup gelişir. Persona aynı zamanda başkalarına nasıl görünmek istediğimizi de ifade eder. Daha basit söylersek, başka insanlarla ilişki kurmak için taktığımız maskedir. Bu maskeyi bilinçli ve bilinç dışı takabiliriz.

Ailenin istediği gibi bir evlat olmaya çalışırız, sevgilinin istediği gibi bir aşık, çocukların istediği gibi bir aile. Kimsenin kendi olma izninin verilmediği, bunu yapmaya çalışanların da durdurulduğu, çoğu toplumsal değerler adı altında kalıplaşmış düşüncelere dönüşmüş maskelere dönüşürüz. İçimizde başka biri vardır ama biz “El alem ne der?” korkusundan, kendine en uygun olan rolü yapmak için en uygun maskeyi seçmeye çalışan orta çağ tiyatro oyuncularına dönüşürüz.
Belirli bir yaştan sonra bilinç seviyemiz yükselmişse ve kendimizi geliştirmişsek ya da farkındalığımız artmışsa bu durum dikkatimizi çekebilir. Orada da cesaretimiz devreye girer. Maskeleri çıkarıp atmak korkusuzca, ortaya çıkacak olanlardan korkmamak, bulut hesaptakilerden daha çok ses getirecek olsa gerek. Çünkü ortaya çıkmasın diye korktuklarımız da taktığımız maskelerin getirdikleridir.

Sakladıklarımızın ortaya çıkmasının kesin olmadığı ama bu söylentinin bile bu kadar ses getirdiğine bakacak olursak hepimizin fazlasıyla maskesi var. Peki sizinki kaç tane?

 

CEVAP VER

Please enter your comment!
Please enter your name here