MERKEZ BANKASI FAİZ KARARI AÇIKLANDI

0
56 views

Dikkatle beklenen Merkez Bankası faiz kararı açıklandı. Faiz indirimlerinin başladığı geçen eylül ayından bu yana döviz kuru ve enflasyondaki yükseliş devam ediyor. AKP’li Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan yıl sonuna kadar faizin tek haneye indirileceği ısrarlarının olduğunu belirtiyor.

Enflasyon ve döviz kurlarındaki yükseliş devam ederken Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası (TCMB) bir kez daha faiz indirimine gitti. Para Politikaları Kurulu toplantısınının ardından Merkez Bankası faizi 150 baz puan düşürerek yüzde 10,50’ye çekti. AKP’li Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, faiz indirimde ısrarcı olduklarını ve yıl sonuna kadar faizin tek hanelere düşürüleceğini belirtmişti. Merkez ağustos ve eylül aylarında da faizi 100 baz puan düşürmüştü.

Erdoğan eylül sonunda yaptığı bir konuşmada “Para Piyasası Kurulu yüzde 12’ye indirdi. Temennim odur ki bundan sonraki toplantısında bunu biraz daha indirmek suretiyle faizimizi tek haneli rakama indirmeliyiz” ifadelerini kullanmıştı.

PPK toplantısına yönelik piyasa beklenti anketi sonuçlarına göre, ekonomistlerin tamamı politika faizinin 100 baz indirilerek yüzde 11’e çekilmesini bekliyordu.

Ancak TCMB PPK metninde indirimi üç değil iki seferde yapacağı sinyalini verdi.

Merkez Bankası böylece ağustos, eylül ve ekim toplantılarında art arda toplam 3,5 puan indirime gitti.

Kararın hemen sonrasında dolar/TL 18,61 civarında, Borsa İstanbul’da BIST 100 endeksi yüzde 1 artıda yatay seyrediyor.

ENFLASYONDAKİ YÜKSELİŞ SÜRÜYOR

Bu faiz indirimiyle birlikte, geçen yıl eylül ayından bu yana faiz yüzde 19’dan yüzde 11’e çekilmiş oldu. Faiz indirimi ilk uygulandığında dolar 8,60 lira seviyesindeydi. Şu anda dolar 18,60 seviyesinde. Türkiye İstatistik Kurumu (TÜİK) verilerine göre ise yıllık enflasyon eylül ayında yüzde 83,45 olarak gerçekleşti.

Kurların ve enfşasyonun hızlı yükselişi üzerine Hazine ve Maliye Bakanı Nureddin Nebati, aralık ayında yaptığı bir konuşmada enflasyonun yıl ortasında gerilemeye başlayacağını belirterek “Keşke gözlerimi kapasam ve 6 ay sonra açsam” demişti. Öte yandan Erdoğan’da ocak ayında yaptığı bir konuşmada yüksek enflasyonun bir köpük olduğunu vurgulamıştı.

ÜFE VE TÜFE ARASINDAKİ FARK BÜYÜK

Enflasyondaki yükseliş devam edince hükümet kanadı enflasyonun tüm dünyanın sorunu olduğunu ve 2023 ocak ayından itibaren Türkiye’de gerilemeye başlayacağına yönelik söylem geliştirdi. Enflasyon baz etkisiyle gerileyecek olsa da fiyat artışları devam edecek. Üretici fiyat endeksi (ÜFE) ile tüketici fiyat endeksi (TÜFE) arasındaki fark çok geniş. ÜFE yıllık yüzde 151,50 iken TÜFE ise 83,45 seviyesinde. Üreticinin maliyet yükü oldukça ağır.

Üreticinin önemli maliyet kalemlerinden gübre ve tarımsal ilaçlar ithal ediliyor. Dolayısıyla dolar yükseldikçe maliyetler de artıyor.

Merkez Bankası, yılın üçüncü enflasyon raporunda yıl sonu enflasyon tahminini yüzde 42,8’den yüzde 60,4’e yükseltmişti.

TCMB’nin PPK metninde öne çıkanlar diğer açıklamaları şöyle:

“*Enflasyonda gözlenen yükselişte; jeopolitik gelişmelerin yol açtığı enerji maliyeti artışlarının gecikmeli ve dolaylı etkileri, ekonomik temellerden uzak fiyatlama oluşumlarının etkileri, küresel enerji, gıda ve tarımsal emtia fiyatlarındaki artışların oluşturduğu güçlü negatif arz şokları etkili olmaya devam etmekte

*Kurul, sürdürülebilir fiyat istikrarı ve finansal istikrarın güçlendirilmesi için atılan ve kararlılıkla uygulanan adımlar ile birlikte, küresel barış ortamının yeniden tesis edilmesiyle dezenflasyonist sürecin başlayacağını öngörmekte

*Azalan dış talebin toplam talep koşulları ve üretim üzerindeki etkileri yakından izlenmekte

*Küresel büyümeye yönelik belirsizliklerin ve jeopolitik risklerin daha da arttığı bir dönemde sanayi üretiminde yakalanan ivmenin ve istihdamdaki artış trendinin sürdürülmesi açısından finansal koşulların destekleyici olması kritik önem arz etmekte

*Fiyat istikrarının sürdürülebilir bir şekilde kurumsallaşması amacıyla TCMB’nin tüm politika araçlarında kalıcı ve güçlendirilmiş liralaşmayı teşvik eden geniş kapsamlı bir politika çerçevesi gözden geçirme süreci devam etmekte

*Jeopolitik risklerin dünya genelinde iktisadi faaliyet üzerindeki zayıflatıcı etkisi artarak sürmekte

*Önümüzdeki döneme ilişkin küresel büyüme tahminleri aşağı yönlü güncellenmeye devam etmekte ve resesyonun kaçınılmaz bir risk faktörü olduğu değerlendirmeleri yaygınlaşmakta

*Yılın ikinci yarısına dair öncü göstergeler ise zayıflayan dış talebin etkisiyle büyümedeki yavaşlamanın sürdüğüne işaret etmekte

Bununla birlikte, imalat sanayi üzerindeki dış talep kaynaklı baskıların iç talep ve arz kapasitesi üzerinde şimdilik sınırlı olan etkileri yakından takip edilmekte

*Büyümenin kompozisyonunda sürdürülebilir bileşenlerin payı artarken, turizmin cari işlemler dengesine beklentileri aşan güçlü katkısı devam etmekte

*Bunun yanında, enerji fiyatlarındaki yüksek seyir ve ana ihracat pazarlarının resesyona girme olasılığı cari denge üzerindeki riskleri canlı tutmakta

*Cari işlemler dengesinin sürdürülebilir seviyelerde kalıcı hale gelmesi, fiyat istikrarı için önem arz etmektedir. Kredilerin büyüme hızı ve erişilen finansman kaynaklarının amacına uygun şekilde iktisadi faaliyet ile buluşması yakından takip edilmekte

Son dönemde belirgin şekilde açılan politika-kredi faizi makasının ilan edilen makroihtiyati tedbirlerin katkısı ile geldiği denge yakından takip edilmekte

*Kurul, parasal aktarım mekanizmasının etkinliğini destekleyecek araçlarını güçlendirmeye devam edecek .”

KAYNAK: Cumhuriyet

CEVAP VER

Please enter your comment!
Please enter your name here