LÜBNAN’DA KANSERE YAKALANAN KIZ KARDEŞİ İÇİN BİRİKİMLERİNİ SİLAH ZORUYLA BANKADAN SOYAN FİRARİ KADIN: MAFYALAR ÜLKESİNDEYİZ

0
42 views

Lübnan’da kansere yakalanan kız kardeşini tedavi etmek için bankadaki aile birikimlerini silah zoruyla almak zorunda kalan firari 28 yaşındaki Lübnanlı iç mimar Sali Hafız suçlu olmadığını vurguluyor.

Hafız, geçen hafta başkent Beyrut’ta Lübnanlı BLOM Bank’ın bir şubesini silahla alıkoymuş ve kız kardeşinin hesabındaki 13 bin doları ‘zorla’ almıştı. Hesap, 2019’da ticari bankaların bir gecede uyguladığı fakat mevzuatla yasal hale getirilmeyen sermaye kontrolleriyle dondurulmuştu.

Hafız’ın elindeki silahın daha sonra oyuncak tabanca olduğu ortaya çıksa da ‘soygun’a ait görüntüler sosyal medyada yayılınca 28 yaşındaki kadın yüz binlerce insanın birikimlerinden mahrum bırakıldığı Lübnan’da anında bir halk kahramanına dönüştü.

Lübnan’daki Bekaa vadisinde gazetecilere konuşan firari Hafız, “Biz mafyalar ülkesindeyiz. Kurt değilseniz, kurtlar sizi yer” dedi.

Lübnan’da giderek artan sayıda kişi, yetkililerin çürümeye terk ettiği üç yıllık mali çöküşten bıkmış olarak ‘ipleri ellerine alıyor.’

Hafız, geçen hafta bankaları soyan en az yedi yurttaştan ilkiydi. Ülkedeki bankalar, ‘güvenlik endişeleri’ni öne sürerek kapılarını kapatmaya ve hükümetten güvenlik desteği talep etmeye başladı. Yetkililer soygunları kınadı ve bankalar için bir güvenlik planı hazırladıklarını söyledi.

Banka çalışanları sendikası öfkenin hükümet yerine yanlış yere yönlendiğini söylese de mevduat sahipleri, banka sahipleri ve hissedarlarının yüksek faiz ödemeleri alarak kendilerini zenginleştirdiklerini iddia ediyor.

Hükümet, Uluslararası Para Fonu (IMF) reformlarını uygulamak için çalışıldığını ve bu yıl 3 milyar dolarlık bir kurtarma sağlamayı hedeflediğini söylüyor.

‘Hepsi bizden çalmak, bizi aç ve yavaş yavaş ölüme bırakmak için işbirliği içinde‘

Geniş destek bulan banka baskınları, banka önünde toplanan kalabalıkların meraklı bakışlarına bile sahne olabiliyor.

Reuters’ın aktardığına göre “Belki de kadın sesinin duyulmaması gereken ataerkil bir toplumda bunu yapan ilk kadın olduğum için beni kahraman olarak gördüler” diyen Hafız, kimseye zarar verme niyetinde olmadığını, ancak hükümetin eylemsizliğinden bıktığını da sözlerine ekledi.

28 yaşındaki kadın, “Hepsi bizden çalmak, bizi aç ve yavaş yavaş ölüme bırakmak için işbirliği içinde” dedi.

Hafız, ablasının beyin kanseri nedeniyle hareket kabiliyetini ve konuşma bozukluğunu yeniden kazanmasına yardımcı olmak için maliyetli tedaviyi karşılayabileceğine dair umudunu kaybetmeye başladığı zamanda bankanın birikimleri ödemeyi reddetmesiyle harekete geçmeye karar verdiğini söyledi.

Hafız’ın ablası

Baskına yeğenlerinin oyuncak tabancası ve suyla karıştırdığı bir yakıtla giden kadın, ‘soygun’dan önce popüler Mısır kara komedisi ‘Terörist ve Kebap’ adlı filmi izlediğini söyledi. Filmde hükümetin yolsuzluğundan bıkmış bir adam, bir devlet binasını ele geçirip yüksek et fiyatı nedeniyle rehineler için kebap talep ediyor.

Hafız, toplam 20 bin dolarlık birikimden kız kardeşinin seyahat masraflarını ve yaklaşık bir aylık tedaviyi karşılamaya yetecek 13 bin doları almayı başardı ve hırsızlıkla suçlanmaması için bankadakilere bir makbuz imzalattı.

Kaçış planı: Rota İstanbul?

Hafız, kaçmasına yardımcı olmak için Facebook’ta havaalanında olduğunu ve İstanbul’a doğru yola çıktığına dair bir paylaşım yaptı. Eve koştu, sabahlık ve başörtüsüyle kılık değiştirdi ve hamile görünmesi için karnına bir demet kıyafet koydu.

Evininin kapısını çalan polis memurunun karşısına bu kılıkla çıktığını söyleyen Hafız, polislerin onu tanıyamadığını anlattı: “Onun önünde doğuracağımdan korkmuş olmalı. Hepsinin önünde aşağı indim, 60-70 kişi falan… Doğumda bana şans dilediler. Filmlerdeki gibiydi.”

Hafız’ın banka soygunu sırasındaki iki yakın arkadaşı, olayın ardından banka çalışanlarını tehdit etmek ve kendi istekleri dışında alıkoymak suçlamasıyla gözaltına alındı ​​ve çarşamba günü kefaletle serbest bırakıldı.

Hafız, yargıçların yasal prosedürleri yavaşlatan ve tutukluları hapiste çürümeye bırakan grevi sona erdirdiğinde teslim olacağını söyledi.

‘Devlet küçücük bir umut bile sağlamıyorsa orman kanunlarına göre yaşıyoruz demektir’

Bunun yanında ocakta kendi tasarruflarından 50 bin dolar almak için bir bankayı soyan Hafız’ın bir tanıdığı olan Abdullah El-Sayi, daha fazla soygunun geleceğini söyledi.

Sayi, Bekaa’daki marketinde sigarasından nefes çekerken, şunları dedi: “Daha iyi olabilmeleri için işlerin daha da kötüye gitmesi gerekecek. Devlet sizin için hiçbir şey yapamıyorsa ve ne olduğu konusunda küçücük bir umut bile sağlayamıyorsa, orman kanunlarına göre yaşıyoruz demektir.”

KAYNAK: Diken

CEVAP VER

Please enter your comment!
Please enter your name here