LEYLEKLER

0
164

Uzandığım kumsalda gökyüzüne baktığımda uzun uzadıya göçen göçmen leylekleri gördüm.

Leyleklerin her göç edişiyle birlikte ben de adeta onların sürüsüne katılıp onlarla birlikte göçüyorum bu diyardan isteksizce…

İçimi derin bir hüzün kaplar.

Bana her seferinde ayrılıkları hatırlatır.

Ya da hep biten ve tekrar istense başlanacak yarım kalan hikayeleri…

Düşünürüm tamamlanamayan yaşamları, insanları ve onların geride bıraktıklarını…

Yazdan kalmış hikayelerini düşünürüm hep nedense…

Yazın o sımsıcak insanın içini ısıtan güneşin ise teni yakan o kavurucu sıcağındaki hazzı!

İnsanın içine işleyen o samimi dostlukları…

Beraber içilen meyleri…

Hep birlikte yenen yemekleri, samimi sohbetleri anımsatır.

Göçen leylekler, göçebe diğer kuşlar gibi herbiri özlemle çıktıkları bu sıcak iklimlerden bir diğer sıcak iklime doğru giderler.

Kış soğuğuna yakalanmadan,

Süzüle süzüle

Bazen kıvrılarak

Bazense ahenkli…

Ve bazen de sanki dansın her halini birbirleriyle havada süzülerek yaparlar.

Yol alırlar.

Her gittikleri yerde geride kalan dostlarını bırakarak, gerisin geri yurtlarına dönerler.

Sanki bir iz bırakmak ister gibi…

Ya da uğradıkları bu yerleri çok

sevse, kalma gereği de duyar.

İçlerinden bir kaçı da fire vermiştir.

Ölmüş veya hastalanmıştır.

Veyahut çok yaşlanmıştır.

Kanatları artık onu taşıyamayacak kadar taakatsizdir artık..!

Ve son durak, son geldiği yeri seçmiştir leylek.

Kendisini emin olduğu yerde bırakarak diğer göç eden koloniye de veda etmiştir.

CEVAP VER

Please enter your comment!
Please enter your name here