Kılıçdaroğlu, ‘hanım kız’ ifadesini açıkladı

0
46 views

“Kibirlerinden hanım kız hitabının bile ne anlamı geldiğini unutmuş görünüyorlar”

CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın resmi temaslarına “çevirmen” olarak katılan Fatma Gülham Abushanab’a “hanım kız” demesiyle ilgili tartışmalara dair açıklama yaptı. CHP lideri, ifadesinin Anadolu’da yaygın şekilde kullanıldığını ve nezaket yüklü olduğunu ifade ederek “Kibirlerinden hanım kız hitabının bile ne anlamı geldiğini unutmuş görünüyorlar” dedi.

“Görüşmeler devlet kayıtlarına giriyor mu?”

Halk TV’den Fikret Bila’ya konuşan CHP lideri, Erdoğan’ın yabancı devlet adamlarıyla ikili görüşmelerinde Dışişleri Bakanlığı personeli yerine özel tercüman kullanmasını şöyle değerlendirdi:

Erdoğan, devleti bilmiyor. Kendisini devlet sanıyor. Bir kişi devlet olamaz. Devletlerin dış ilişkilerinde yerleşik kuralları vardır. Ülkeyi yönetenler bir yabancı devlet başkanıyla görüşüyorsa, o görüşmede tercüman olarak da tutanak düzenleyici olarak da dış işleri personeli olur. Dışişleri’nden diplomat olur, tercüman olur. Özel tercüman olmaz. Eğer ikili görüşmeye Dışişleri mensubu değil de özel tercümanla katılıyorsanız, devletten gizlediğiniz bir şeyler var demektir. Şimdi Erdoğan’la Biden arasında ne konuşulduğunu üçüncü kişi olarak sadece özel tercüman biliyor. Bu görüşme devlet kayıtlarına giriyor mu, giriyorsa ne kadarı giriyor, ne kadarı girmiyor bilmiyoruz. Böyle devlet yönetilmez.

“Kendisi ve ailesinin malvarlığıyla ilgili korkuyor, çekiniyor”

Kılıçdaroğlu, Erdoğan’ın özellikle 2018 yılından sonra dış politikayı tamamen şahsileştirdiği belirterek şöyle konuştu:

“Erdoğan dış politikayı şahsileştirdi. Ekonomide olduğu gibi ahbap çavuş ilişkisine dönüştürdü. Dış politika milli bir konudur. Şahsi mesele değildir. Erdoğan bunu korktuğu, kaygılandığı için yapıyor. Çünkü her devletin elinde bir Erdoğan dosyası var. Bunun örneğini Trump verdi. ‘Senin malvarlığını araştırırım’ dedi. Erdoğan yanıt veremedi. Kendisi ve ailesinin malvarlığıyla ilgili korkuyor, çekiniyor. Bu nedenle belki dış politikada, ödünler veriyor. Özel tercümanı bu nedenle kullanıyor. Ülkeyi yöneten birinin ikili görüşmelerde özel tercüman kullanması şahsi çıkarı için ülke adına ödün vermeye uygun bir zemin oluşturuyor. Ne ödünler verdiğini bilmiyoruz. Bu görüşmelerde kendisiyle, ailesiyle ilgili ne söylüyor bilmiyoruz. Yalvarmalar, yakarmalar nereden kaynaklanıyor? Böyle dış politika olmaz, böyle devlet olmaz.

Kılıçdaroğlu, Erdoğan dış politikayı şahsileştirdiği için İngiltere Dışişleri Bakanı’nın “mültecileri Ruanda’ya ve Türkiye’e göndereceğim” diyebildiğini belirterek, “Türkiye’ye böyle bir muamele yapılamaz, iktidara geldiğimizde bunların da hesabını soracağız” dedi.

“Devlet arşivi önemlidir”

Kılıçdaroğlu, bütün devletler için olduğu gibi Türkiye için de devlet arşivinin çok önemli olduğunu belirterek şu değerlendirmeyi yaptı:

Devlette devamlılık esastır. Devlet arşivi bu nedenle önemlidir. Bir dış temasa giderken devleti yönetenler bu konuda daha önce nasıl görüşmeler yapılmış, nasıl politikalar izlenmiş arşivi açıp okurlar. Bilgilenirler, görüşmeye öyle giderler. Bu nedenle bu görüşmelerde Dışişleri Bakanlığı’nın diplomatları bulunur ve görüşmeyi tutanak haline getirir arşive koyarlar.

KAYNAK: İndependent

CEVAP VER

Please enter your comment!
Please enter your name here