GEÇ GELEN ADALET, ADALET DEĞİLDİR!

0
216 views

Berkin Elvan’ın annesi olmak nasıl bir duygu?

İyi ki ben onu doğurmuşum, iyi ki o benim oğlumdu. Evet az bir zaman birbirimizle yaşadık ama çok güzel şeylerimiz de oldu. Berkin’i doğurdum, hastaneye düşene kadar benim oğlumdu. Bu sadece milyonların uğurlamasıyla değil, 369 gün hiçbir şekilde hastane boşalmadı. Berkin bizden çıktı. Biz anne baba olarak evet varız ama Berkin’in milyonlarca annesi babası kardeşleri dayıları amcaları oldu. Yani Berkin toplumun evladı oldu. Acısı çok ağır ama evladımla hep gurur duydum.

Elbette ki bu acının tarifi yok. Hele ki bir anne için evlat acısı tarif edilemez. Geriye dönüp baktığınızda bu süreç içerisinde Berkin’in yanında milyonlar oldu. Daha sonra yalnızlık hissettiniz mi?

Gazi mahallesine gittiğimde, 8-9 yaşındaki bir çocuk önümü keserek hâlâ bana sarılıyorsa, bir evladın da benim diyorsa son gelen nesillere de anlatılıyor demektir. Demek ki unutulmamışız…

Tüm ülke Berkin’i gezi direnişinin sembollerinden birisi olarak görüyor. Siz annesi olarak Berkin’e halkın verdiği bu değer hakkında ne düşünüyorsunuz?

O, halkın kendi içinden gelen vicdanı. Az önce dediğim gibi bütün dünya sahiplendi. Halen daha Avrupa’da Almanya’da Amerika’da Fransa’da Yunanistan’da her yerde… Hiç bir zaman unutulmadı. Herkes sahiplendi. Bizim için gurur verici. Demek ki benim oğlum o yaşta bu ülkeye bir şeyler bırakmış.

Bu süreçte Berkin Elvan’dan daha çok Sami Elvan ve Gülsüm Elvan yargılandı. Berkin’in katilleri yargılanmadı siz yargılandınız. Son olarak Özge Elvan eklendi. Bu konu hakkında ne düşünüyorsunuz ?

İlk seferde eşime defalarca soruşturma açıldı. Gittik ifadelerimizi verdik. Özge’nin bu ikinci gözaltısı. Aynı zamanda Özge’yle Gamze yine Cumartesi Anneleri’nden yargılanıyor. Son olarak 25 Ekimde bizim davamız var. Çağlayan Adliyesi’nde adliye dediğimiz yerde adalet ararken maalesef ki adaletsizlikle karşı karşıyayız. Yargılasınlar, hiç benim korkum yok. Hiçbir şekilde davamdan geri çekilip vazgeçmem. Susmayacağım. Nerde hakkım varsa arayacağım sonuna kadar.

Gezi’de yaşanılan süreç gencecik insanların zorbalığa karşı mücadelesiydi. Bir çok bedel ödendi. Anneler babalar olarak bu verilen bedellerin, yaşanan acıların karşılığında gelecekte ne olmalı?

Benim tek dileğim tek hayalim çocuğumu vuran değil katili değil, emri ben verdim diyen kişiden başlayarak, gerçekten adil yargıdır. İşte o zaman bir nevi de olsa oh diyebiliriz. Evlatlarımın nerede nasıl öldüğünü biliyorum. Bunun başlangıç noktası kanların akmasına sebep olan yerdir gezi parkı. Orada bir anıt, bir müze olursa çok mutlu oluruz.
 

Evlatlarını kaybeden aileler olarak bir araya hiç geliyor musunuz? Mesela Ali İsmail Korkmaz Vakfı var. Hep birlikte aileler olarak gezi şehitleri adına bir vakıf kurmayı düşünür müsünüz?

 Yok bu konu hakkında bir istişare olmadı. Böyle bir konu hakkında konuşmadık. Devamlı bir araya geliyoruz, acılarımız paylaşıyoruz. Bir anne için en büyük acı evlat acısıdır.
 

Son olarak tekrar sormak isteriz. Bir kırgınlığınız var mı? Bizimle paylaşmak ister misiniz?

Benim tek kırgınlığım, bana onun emrini ben verdim diyen adama ve bir anne acısını seçim meydanlarında malzeme yapılmasına, oğlumun katilleri dışarıda elini kolu sallayarak dolaşırken bir ekmek almaya gitti ve onun bedelini hayatıyla ödedi. Çocuğumun katili bunun hesabını vermeden bu dava burada bitmez. Ben nefes aldığım sürece iki elim onların yakalarındadır.  Ben onlar gibi cani değilim sizde evlat acısını görün demem çünkü o çocuklar masumdur. O günahı o katiller çekecek işte o zaman vicdanım rahat eder.

CEVAP VER

Please enter your comment!
Please enter your name here