ELDE KALDI UKRAYNA!

0
422 views

ELDE KALDI UKRAYNA

YSK’nın seçim malzemesini tedarik etme işini hızlandırması seçimler için gösterge. An itibariyle yaklaşık 25 bin ton ağırlığında seçim filigranlı seçim pusulası basılması ihalesi de altı ay içerisinde teslim edilme şartıyla ihaleye açıldı. Bu demek oluyor ki artık dönülmez bir seçim sürecine girmiş bulunmaktayız.

Demokrasiler için normal bir sürecin ülkemiz için hayati derecede önemli olması özellikle de aşındırılan (kaybedilen demeye insanın içi el vermiyor) Cumhuriyet değerleri ortadayken anlaşılır bir durum. Ülke kan ve gözyaşı ile kazandığı değerleri sandıkta geri alacağının bilincinde.
Diğer ülkelerde ne olursa olsun Türkiye’nin bir demokrasi alışkanlığı olduğunu hatırlamak gerekiyor.
Muhalif sayılan bazı kanallarda ağır akademisyen hocaların “Bunlar seçimle gitmeyecektir” estirmesine aldırış etmemek lazım. Geçmişte yaşanan sağ sol çatışması dahil tarihi olayların günümüze yansıması öyle beklendiği gibi olmayacaktır. Zira geçmişte ne X-Y-Z tabir edilen kuşak vardı ne de bu denli farklı iletişim ve etkileşim kanalları. Günümüzün gelişmelerini geçmişin altına koyup kopya çekmek bizi sadece yanılgıya düşürecektir.
Gelinen noktada ekonomik, sosyal, hukuksal, çevresel insana dair bütün alanlarda bir yıpranma bir düşüş söz konusu iken bu cendereden hiç bir siyasal hareketin kurtulması olası değil. Hele ki çeyrek asırdır ülkeye çökmüş olan yolsuz zihniyetin yağ misali su yüzüne çıkması hiç olası değil. Bu yüzden karamsar olmaktan ziyade ülkenin gelecek sorunlarına odaklanmayı inovatif ve proje bazlı çözümler üretmeyi, bunları konuşup tartışmayı sıklaştırmalıyız.
İnsanlar, özellikle de gençler artık eleştiri değil çözüm duymak istiyorlar. Çözüm üretmekten vazgeçildiği anda mücadele edilen gerici ve yoz AKP zihniyeti ile benzeşme algısı oluştuğunu unutmamak gerek.

AKP’nin muhalefeti çekebileceği tek tuzak bu benzeşme üzerine kurulu.
Metropoll araştırma şirketinin yaptığı son ankete göre Ukrayna savaşı bize ilginç bir veri sağladı.
Bu bilgiye göre UKRAYNA-RUSYA savaşı Erdoğan’a prim yaptırmakta. İlginç bir sonuç. Buradan ulusalcıların; bakın işte Atatürk’ün Yurtta barış Dünya’da barış ilkesi günümüzde bile kazandırıyor! Sonucuna varmak çocukça bir yaklaşımdan öteye gitmez.
Nitekim aynı halk henüz bir kaç yıl önce Suriye başta olmak üzere diğer komşu devletlere Zeytin Dalı Harekatı yapılmasına onay vermiş olduğunu unutmamak gerekli.

Halkın Suriye'nin Afrin şehrine düzenlenen Zeytin Dalı Harekatına vermiş olduğu destek

Bu yüzden meydana gelen acı savaşın iç siyasete etkisini değerlendirmeyi Erdoğan’ın karizma siyasetine kalp masajı olarak almak daha doğru olur. Bu noktada muhalefetin süklüm püklüm bir pozisyona çekilmesi de acemi olmasından mı? Küresel güçlerin önüne çıkma korkusundan mıdır? Tartışılır. Ancak Ukrayna-Rusya savaşındaki sürecin Muhalefet açısından iyi yönetilmediği hatta hiç yönetilmediği anketlerle ortaya konmuş durumda.

 

Peki Erdoğan’ın sıradaki hamlesi ne olabilir? Diye soracak olursak her alanda rant devşirme konusunda ustalaştıklarından dolayı ara bulucu rolü ile Rusya-Ukrayna barışını sağlayan aktör (garantör) konumuna erişmek isteyebilir. Böyle bir bölgesel rahatlamanın etkisiyle içeride görünen tabloyu tersine çevirmeyi hedefleyecektir. Bu tablo karizma (bölge lideri- barış getiren) gibi etiketlerle içeride de seçmen tarafından kabullenilebilir. Fakat ekonomik anlamda da yedek hamleler ile perçinlemesi mutlak zorunluluk. Bu hamleler arasında şimdiden düzinesi (EYT, 3600 gösterge, Emekli İkramiyesi, Vergi affı, Çiftçi Desteklerinin verilmesi, Genel Af vb) dillendirilmekte.

Muhalefetin elinde altılı masa dışında ve parlamenter sisteme dönüş vaadi dışında henüz somut bir şey görünmüyor. Varsa da henüz kamuoyu ile paylaşılmadı.
Muhalefetin bir şeyi net anlaması gerekli; Kılıçdaroğlu’nun tek başına çabası ile sonuç alınması mümkün belki ama oldukça zor. Acil biçimde iç ve dış politika hatları çizilmeli ve halka gidilmelidir.
Ülkenin aydınları geçen sürenin her zaman muhalefete yaradığı ilizyonunundan bir an önce kurtulmalıdır. Kendini kandırmak demokrat kesimin ve solcuların yüzyıllardır düştüğü hatadır.
Bu hatadan dönmek hem ülke için hem de güzel günlerin geleceğine inanan insanlar için kurtuluşun ilk reçetesidir. Siyasi akıl buna uyacak mı? Hep birlikte göreceğiz.

CEVAP VER

Please enter your comment!
Please enter your name here