BU İŞ BÖYLE YÜRÜMEZ

0
420

Ne yazık ki bugünlerde yaşanan olaylara baktığımızda siyasi ve bürokratik kadroların bir kısmı siyasi iktidarın kayıtlı üyesi gibi davranmaktan ganimet bulmuş gibi davranmakta. Devleti de bunun aracı gibi görmeleri hak ve hukuk ilkelerimizi zedelemekle beraber büyük bir güven kaybı yaratmaktadır. Bu durum günümüzde mafya, siyaset, bürokrasi, gazeteci dörtgeninde yaşadıklarımız tamamen siyasi kirlenmenin bir sonucudur. Bunun partisi yok, toplumsal bütünlükle beklentiler aynıdır.
Hiçbir parti seçtiği genel başkanın, bakanın, vekilin, belediye başkanının, belediye meclis üyesinin şaibeli, kirli ilişkiler içinde rantını ve kişisel çıkarını önceleyen kişilerden olmasını istemek çoğu zaman dar bir kitlenin delege sistemi ile genel başkan seçmeleri bunun ilk düğmenin yanlış iliklenmesi gibi yukarıdan aşağıya doğru hatalar zincirini başlatır.
Tek adamlar tek seçici olur, kriterleri doğru ilkeler üzerine oturtulmadığı için seçilecek olanlarda hiçbir liyakat aranmaz, parti içinde kendi koltuklarını güvende tutmak en öncelikli görevleridir. Bir sonraki aşamada kendi ikballeri için öncelikleri sıralanır. Temiz siyaset, temiz toplum ilkeleri unutulur, rantı en iyi sağlayan, çalan, çırpan, utanmayan ahlaksız adamlara yol verilir. Çaldıkça, kirli ilişkilerle büyüdükçe ne milleti ne devleti düşünmezler. Dönem ve devran onların olur ta ki çaldıklarını paylaşmak konusundan kavgaya tutuşmazlarsa.
Suç ortaklığı en sağlam ortaklık olsa da süre içerisinde gücüne parayı paylaşamazlar ve birbirlerine düştükleri zaman ifşa olurlar ve toplum bu durumdan haberdar olur. Olur da ne olur diyeceksiniz, bence kocaman hiçbir şey. Temiz siyaset, genelde ve yerelde, iktidar partilerin genel başkanlarının tavırları tarafından belirleyici olur.
Örneklemek gerekirse bir bakan siyasi etik ilkelerini çiğneyip, kişisel rant ve çıkar sağlarsa sistemin başındaki kişinin tavrı çok önem kazanmaktadır. Bu durumu tüm devletin yönetim kademelerinde taviz görme veya kayırma olmadığı adalete, vicdana, topluma hesap verebilirlik kaçınılmaz son olacağını bilmeleri, devleti ve milleti soymanın eninde sonunda cezasız kalmayacağını anlamaları önemli olacaktır. Halkın dilinde sıkça söylenen bir söz vardır. Balık baştan kokar. İşte bu söz tüm yazılan makalenin üç kelimesinde ile anlatması derinliği tam da bugünlerde yerine oturmaktadır. Umarım artık ne deniz kusar, ne balık baştan kokar, ne de bal tutan parmağını yalar.

CEVAP VER

Lütfen yorumunuzu giriniz!
Lütfen isminizi buraya giriniz