ARAŞTIRMA: BEBEK KONUŞMASI TÜM DİLLERDE AYNI

0
48 views

Nature Human Behaviour dergisinde yayınlanan bir araştırmaya göre bebekçe, tüm dünyada benzer şekilde konuşulan evrensel bir dil. Öyle ki dünyanın dört bir yanında bebeklerle iletişim kurarken daha tiz bir sesle, daha yavaş konuşuyoruz.

Bilim insanları, yetişkinlerin bebeklerle iletişim kurmak için kullandıkları eşsiz yönteme baktılar ve bunun, evcil hayvanlarla konuşma şeklimize yakın olduğunu keşfettiler. Halk arasında bebekçe (baby talk) olarak da bilinen bu konuşma biçimi, uzmanlar tarafından bebeğe yönelik konuşma (infant-directed speech) terimiyle adlandırılıyor. Tiz bir ses kullanarak daha yavaş konuşma ve heceleri vurgulama, bu konuşma biçiminin ortak özellikleri arasında.

Daha tiz ve daha ahenkli

York Üniversitesi ve Aarhus Üniversitesi’nden bir grup bilim insanı bebekçenin, ebeveynlerin ana diline göre farklılık gösterip göstermediğini merak etti. Araştırma grubu bebekçenin, lehçeler arasında dikkate değer bir biçimde tutarlı olduğu sonucuna vardı. Birçok dilde ise ses perdeleri, melodi ve telaffuz oranlarının genellikle aynı olduğunu keşfettiler.

Bilim insanları, yetişkinlerin bebeklerle iletişim kurmak için kullandıkları eşsiz yönteme baktılar ve bunun, evcil hayvanlarla konuşma şeklimize yakın olduğunu keşfettiler. Halk arasında bebekçe (baby talk) olarak da bilinen bu konuşma biçimi, uzmanlar tarafından bebeğe yönelik konuşma (infant-directed speech) terimiyle adlandırılıyor. Tiz bir ses kullanarak daha yavaş konuşma ve heceleri vurgulama, bu konuşma biçiminin ortak özellikleri arasında.

Çalışmanın eş yazarı ve doktora öğrencisi Christopher Cox bebeklerle, yetişkinlerle konuştuğumuz biçimden farklı olarak daha yüksek bir perdeden yani daha tiz bir sesle, daha ahenkli ifadelerle ve daha yavaş bir telaffuzla konuştuğumuzu söyledi. Cox’a göre bu durum, birçok dilde aynı şekilde gerçekleşiyor.

Cox, The Telegraph’a yaptığı açıklamada ahengin, konuşmacının kullandığı daha büyük bir perde aralığı anlamına geldiğini söyledi. Yetişkinlerin, bebekçe dilini kullanırken daha tiz bir perdeden konuştuğunu, normal bir sohbete kıyasla ses perdelerini daha sık değiştirdiklerini ve kelimeleri daha yavaş telaffuz ettiklerini ifade etti. Cox, “Bebekçe dilinin telaffuzunda kullandığımız ses perdeleri, yetişkinlere yönelik konuşma (adult-directed speech) sırasında kullandığımız ses perdelerine göre daha çok değişiklik gösteriyor” açıklamasında bulundu.

Öte yandan diller arasında kayda değer şöyle bir fark var: İngilizler, ünlü harfleri kusursuz ve tam olarak telaffuz etme konusunda daha bilinçliydiler. Konu bölgesel aksanlara geldiğinde ise, ünlü harflere odaklanmanın daha çok netlik sağladığı, bunun da muhtemel tüm karışıklıkları ortadan kaldırdığı sonucuna varıldı. Daha net telaffuz edilen ünlü harfler Kraliçe’nin İngilizcesine daha çok benziyor. Ancak West Midlands gibi bölgelerin yerel aksanlarında ünlü harfler arasındaki netliğin azaldığı tespit edildi.

Bu duruma neyin sebep olduğu gizemini koruyor. Öte yandan ünsüz harflerin daha çoğunlukta olduğu diğer dillere kıyasla İngilizce gibi bazı dillerde ünlü harflerin daha büyük bir önem arz etmesi, bu duruma yol açan özelliklerden birisi olabilir. Cox, bu fenomeni anlamak için daha fazla araştırma yapılması gerektiğini belirtti.

York Üniversitesi Dil ve Dilbilim Bölümü profesörü, aynı zamanda da çalışmanın eş yazarı Tamar Keren-Portnoy “Farklı toplumlarda bebeklerle konuşurken kullanılan dilin ne kadar benzer olduğunu ortaya koyduk. Fakat aynı zamanda bu sonuçlar, farklı özelliklerin ifade edilme şekillerinin kültürler arasında çarpıcı bir değişkenlik gösterdiğini de gözler önüne seriyor” açıklamasında bulundu. Bu çalışma Nature Human Behaviour dergisinde yayınlandı.

KAYNAK: Gazete Oksijen

CEVAP VER

Please enter your comment!
Please enter your name here