SON DAKİKA

EREN SOYDEMİR YAZDI: MUHALEFETİN SOL YANI NE YAPMALI?

Bu haber 28 Eylül 2018 - 14:44 'de eklendi ve 287 Kez kez görüntülendi.

MUHALEFETİN SOL YANI NE YAPMALI?

Önceki yazıda Toplumsal Muhalefet Bloğu’nun ana omurgasını oluşturan parti olan CHP açısından yerel seçimleri analiz etmeye çalışmıştık. Yerel seçim konusu CHP için oldukça zorlu bir tablo ortaya koymakla beraber bloğun diğer unsuru olan HDP ve sol hareketler için de zorlu bir karar süreci içeriyor.

İyi analiz edildiğinde CHP için dezavantajlı olan alanların sol blok için avantaj olarak kabul edilebilecek kısımlarla birleştirilmesi ortaya başarı endeksli bir sonuç çıkması işten bile değil. Yani şimdiye kadar sürdürülen siyasetin konusu olan birbirinden eksiltmek yerine, yapıcı ve tamamlayıcı siyaseti ortaya koyarak “birbirine eklemlemek” yolu izlenmelidir.

HDP YERELDE CHP’YE SÖZ HAKKI VERMELİ

HDP’nin bugüne kadar kendi bölgelerinde kurduğu üstünlük yadsınamaz. Bunun da, uzun yıllardan beri politize olmuş ve siyasetle iç içe yaşamış bir “Kürt Halkı” gerçeğine bağlı olduğunu ve bu gerçekliğin de HDP’yi besleyen ana damar olduğunu da kabul etmek durumundayız.
HDP’nin bu konuda paylaşmaktan uzak durduğu iktidarı, savunmak konusunda da zorluk yaşadığı kırılma noktası oldu. Haksız biçimde atanan kayyumların ve el konulan “Halk İradesi”nin HDP dışındaki çoğu muhalefet kesimi tarafından yeterince savunulamamasının bu kontrolü kendi elinde tutma isteğinin bir sonucu olduğunu da anlamak gerekir.
Doğuda alınan sonuçların hiçbirisinde CHP ile ortaklaşılmaması siyaseten empati yeteneğini aldı götürdü. Oysa ki alınan belediyelerde birer ikişer de olsa yönetimsel paylaşıma gidilmiş olsaydı, yapılan kayyum zalimliğinin de önüne geçilmesi kolaylaşırdı.
Bu bağlamda önümüzdeki seçimlerde CHP’nin yerelde %1-2 aldığı gerçeğine bakılmaksızın belediye encümenlerinde ve yönetim kademelerinde söz hakkı verilmesi ortaklaşmayı ve birlikte yerel yönetim kavramını sağlamlaştıracaktır. Ne HDP verdiği sandalyeden zarar görür, ne de CHP alamadığı söz hakkının sorumluluğundan kaçar. Başta kılıç gibi keskin iktidarın salvolarına, iç içe geçmiş çelik bir direnç oluşturulmuş olur.

Öte yandan “Kürt sorunu” kapsamında konuyu CHP içindeki tüm kesimlere anlatmak konusunda HDP’nin elini taşın altına koyması gereklidir. Çözüm sürecinde Kılıçdaroğlu’nun haklı olarak “dışarıda bırakıldık-bilgilendirilmedik” serzenişi ile “konuyu kapalı ortamdan çıkartın Meclis’e getirin” teklifleri olması gereken karşılığı bulmadı. Bu konuda da masaya çağırmadığı Ana Muhalefet partisinin içinde güçlü olan belirli bir kesimin eline de büyük bir koz sağlandı. HDP’nin buradan çıkartacağı esaslı bir özeleştiri, yerellerde Ana Muhalefetin mücadele sahasında var olmak zorunluluğunu doğuracaktır.

İnce’nin Diyarbakır mitingine olan yoğun ilgi, HDP’nin masaya çağıramadığı CHP’yi halkın meydanlara indirdiği gerçeğini yüzümüze çarpmaktadır.
Önümüzde beklenti HDP’nin yerellerde masayı açık tutmasıdır.

SOL BLOK İÇİN İŞLER KOLAY DEĞİL

Söz konusu ortak bir “HAYIR BLOĞU” oluşturmak ise, muhalefet içinde yer alan “Sol Blok” ‘un maalesef eskiye dayanan zafiyetleri bulunuyor.
En önce dile getirilmesi gereken mesele, konu veya gündem ne olursa olsun salt “CHP karşıtlığı yapmak hatası”dır. Bu hataya düşülmesini önleyecek bir çıkış bu zamana kadar solun hiçbir katmanında görülmedi. Bu hatanın temel dayanağı da günümüz Türkiye siyasasının ve ülke halinde topyekün gelinen durumun yeteri kadar net analiz edilmemiş olmasıdır.

SOL’a sorulması gereken temel soru şu olmalı: “Kime karşı ve ne için mücadele edilmeli?” Bu soruya verilebilecek samimi cevap aradaki buzları eritmek için bir ön basamak olabilir.

Günümüz Türkiye’sinde artık şiddet eksenli bir siyasal devrim yapma olasılığı kalmamıştır. Bu gerçeği kabul etmemek ancak kendi davasına ve insanımıza zarar yazar. Ancak “Politik ve ideolojik” çerçevede bir devrim her zaman peşinden gidilesi bir ideadır. Sınıf mücadelesinin, yoksulluğun, eğitimin ve aydınlanmanın temellerinin savunulduğu bir mücadele alanından hiç bir sol düşünce kaçamaz.
CHP’nin savunduğu ve savunamadığı değerleri iyi analiz etmek üstüne bu boşluğu doldurmak gerekiyor. Sınıf mücadelesinden, kadın haklarına, parasız eğitimden sosyal haklara kadar geniş bir boşluk mevcut. Ana muhalefetin doldurmak konusunda istekli olup da yetersiz kaldığı alanları doğası gereği itibariyle SOL-Sosyalist kesim doldurmak zorundadır. Bunu yaparken CHP’ye rağmen değil CHP ile birlikte yapılmasının yolları aranmalıdır. Mücadele edilmesi gereken değerler ortakken iç mücadele hastalığından kurtulmak gerekir.

TOPLUM ORTAKLAŞMA BEKLİYOR

Toplumun muhalefet kesiminden beklentisi büyük. Bu beklenti iradesinin gasp edildiği alandan tutun da seçilenler tarafından gösterilen basiretsiz yönetime kadar her noktada hayal kırıklıkları ile dolu. Siyasal partilere düşen bu kırılmaları onarmaktır. Onarmanın yolu da karşılıklı fedakarlıklara dayanıyor. Fedakarlıklarda ortaklaşabilmenin yolu bulunduğu takdirde yolun yarısı alınmış demektir. Kalan diğer yarısı da halkın sorunlarına eğilebilmek ve gerçekten en az rakip olunmaya çalışılan iktidar kadar yoğunlaşmakta yatıyor.
Tam bu aşamada bir de birbirimizin hatalarını kaşımak yerine tamir etmeyi başarabilirsek 12 Eylül rejiminde tahrip edilen barış ve kardeşliği ve acımasızca razı edildiğimiz yoksulluğu yenebiliriz.

Eren SOYDEMİR
Eren SOYDEMİRerenios@gmail.com

HABER HAKKINDA GÖRÜŞ BELİRT

Yorum Yok
YASAL UYARI! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen kişiye aittir.