SON DAKİKA

EMEÇ AKSOY PARLAK YAZDI: BİLİNÇ ve EMEK

Bu haber 09 Ekim 2018 - 12:00 'de eklendi ve 684 Kez kez görüntülendi.

BİLİNÇ ve EMEK

Gri göğün altında, tozla kaplı geniş bir ovadayım. Ne bir yol, ne bir çimen, ne bir diken, ne bir ısırgan otu… Kamburları çıkmış vaziyette yürüyen bir grup insana rastladım. Sırtlarında bir un çuvalı ya da kömür torbası ağırlığında birer canavar taşıyorlardı. Ama bu canavarlar öylesine bir yük değillerdi. Tersine hamallarını sarıp sarmalayan güçlü kaslarıyla korkunç pençelerini insanların göğüslerine saplamışlardı. Ürküten başları antik çağ savaşçılarının, düşmanı korkutmak için giydikleri miğferler gibi insanların başının üzerinden aşıyordu.

İnsanlardan birine sordum, nereye gittiklerini öğrenmek istedim. Bir şey bilmiyordu. Ne o, ne de ötekiler. Ama bir yere gidiyorlardı muhakkak çünkü karşı konulmaz bir yürüme ihtiyacı içindeydiler”1″.Şaşırtıcı bir şey: Bu yolcuların hiç biri hallerinden şikâyetçi görünmüyordu. Boyunlarına asılan, sırtlarına yapışan bu canavarı bedenlerinin bir parçası gibi kabullenmişlerdi. Yorgun ve ciddi yüzlerde bir umutsuzluk yoktu. Sürekli umut etmeye mahkûm insanların teslim olmuş edasıyla melankolik bir göğün altında, en az o gökyüzü kadar kederli bir arazide ayakları toza batmış olarak ilerliyorlardı.

Heyet yanımdan geçip gitti ve ufukta yuvarlaklaşan yeryüzünün altında kaybolup gittiler .Bahsettiğim anı anlamak ve kavramak içi bir süre inat ettim ama karşı konulmaz bir kayıtsızlık üzerime çöktü, sömürü düzeni her emekçinin sırtında bir kambur idi .

Sırtlarındaki canavarın onlara verdiği ağırlığın daha da fazlasıyla ezildim.

Günümüz sisteminden kurtulmak çokta mümkün değil ne tarafa baksak menşei belli olmayan ürünler o kadar çok üretmediğimiz şeyi tüketiyoruz ki. ekonomimizin daha da kötüye gittiği şu günlerde sırtımızdaki canavarlardan kurtulmak için bu hamleyi yapacağımız gün yaklaşıyor o gemi çok uzakta değil inanın; çünkü dibe vurmamıza az kaldı artık .

Peki bu canavardan kurtulmanın yolu nedir ?

İlki “bilinçlenme” cevabını buluyorum; baktığım her yerde Cinayetler, çocuk tacizleri, çocuk gelinler, her türlü şiddet, cinsel sapkınlıklar, doğayı katletme, trafik kazaları, işsizlik ve vicdanen rahatsız edebilecek her olayın çözümü bilinçlenmek örgütlü cehalete karşı örgütlü bilinçlendirme . Bilinçlenmek ve bilinçlendirmek; okumak, araştırmak, öğrenmek, farkında olmak, bilmek ve bilmeyene bildikleri ile ışık tutmaktır. Bilen insan kötülük yapamaz. Yani neyi neden hangi niyetle yaptığını bilen, yaptığının ne gibi sonuçlara sebep olacağını bilen, karşı tarafta ne gibi izler bırakacağını bilen, yaptığının tüm sorumluluğunun kendisinde olduğunu bilen insan, kendini bilen biri kötülük yapmaz yapılmasına izin vermez.Toplumsal farkındalık eşiğini arttırmak ilerici çağdaş insanların görevi olmalıdır halk için sanat ve bilim yapan insanların görevi olmalıdır . Saray soytarılarının,din bezirganlarının ya da tefeci hergelelerin görevi olmamalıdır .

İkinci ayağı ise “emek” olmalıdır.Yurdumun yiğit insanları gerçek güçlerinden ve feda ettikleri emekten bir haber yaşamlarını sürdürmekte doğru şeye emek verdiğimiz taktirde değişimin ve gelişimin refahında daha huzurlu bir gelecek yaratmak mümkün elbette . İnsanların yaşamak ve gereksinimlerini karşılamak için gerçekleştirmek zorunda kaldıkları üretim etkinliğinde ortaya koydukları her türlü bedensel ve düşünsel çabanın adı emek olarak tanımlanır. Bu temelde emek genel, evrensel ve insani bir etkinliktir. İnsana özgü olanı anlatır. İnsan varlığına ait olanı anlatır. Emek bu anlamda insan ile doğa arasındaki alışverişi sağlayan bir süreçtir.

Marks’ın tanımıyla “doğal maddeleri insan ihtiyaçlarını karşılar şekilde sahiplenmek amacıyla girişilen insan eylemidir’’. Emek süreci, insan ile doğa arasında madde alışverişini sağlamanın zorunlu koşuludur. Emek süreci, insanın varoluşuna doğanın dayattığı ebedi koşuldur. Bu nedenle de emek süreci, insanın varoluşunun bütün toplumsal aşamalarından bağımsızdır ya da daha doğrusu, bütün toplumsal aşamalarda ortaktır.” Emeğin tüm toplumsal aşamalardaki zorunluluğu insanın

ihtiyaçlarını sürdürmek ve yeniden ve yeniden üretmek için için doğayla didişmek zorunluluğunu da dayatır. Bu bağlamda emek, insanın yaşamını sürdürebilmek adına en zorunlu etkinliğidir.

Peki emek ve emek vermekten kastım nedir ? Toplumsal bir dönüşüm gerekli olduğu ve insanca ve adil bir yaşam sürdürmek için güzel yurdumda doğru şeye emek vermek daha güzel bir yurt yaratmak için önceliğimiz olmalıdır; Okulda özgür , cesur ve yozlaşmamış öğrenci yetiştirmesi evde annelerin yurt ve insan sevgisiyle çocuk yetiştirmesi ,Tarlada çiftçinin yaylada çobanın, fabrikada işçinin ne ezip ne ezildiği kolaya kaçmadığı ve aldatmadığı bir üretim şekli ahlaklı olmak için çaba sarf edilir ahlaksızlık için sarf edilmeye gerek yoktur.Kolayı değil zoru başarmak için yaptığımız işin en iyisini yapmalıyız bu bağlamda elbette bize izin verilmeyecek bizim emeğimizin sömürüldüğünü hakkımızın yenildiğini göreceğiz bunlara da bir çift lafımız hem politik düzlemde hem de sokakta olacak

tarlada izimiz harmanda yüzümüz olacak eşit ve kardeşçe paylaşıp mücadelemizi sürdüreceğiz .

Biz çoğuz ama dağınığız birleşip oynatacağız sarsılmaz dağları yerinden .

Bilinç ve Emek ile güzel yurdumuzu yeniden kurtaracağız canavarların pençesinden.1-(Baudelaire)

Sevgiyle kalın.

Emeç Aksoy Parlak 08.10 2018

Eren SOYDEMİR
Eren SOYDEMİRerenios@gmail.com

HABER HAKKINDA GÖRÜŞ BELİRT

Yorum Yok
YASAL UYARI! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen kişiye aittir.