SON DAKİKA

AYNUR GÜRLEVİK YAZDI: DÜŞTEKİ İNSAN

Bu haber 03 Nisan 2019 - 14:50 'de eklendi ve 302 Kez kez görüntülendi.

Merhaba Sevgili Okurlar,

İlk önce yeni yazımla sizlerle buluşmanın heyecanını yaşadığımı dile getirmek isterim.

Ve her şey sevgi ile başlar… Yazılarımı sizlerle paylaşmanın mutluluğunun tarifi mümkün değil, inşallah sevginizi kazanmak nasip olur ve birbirimize dair paylaşımlar çoğalarak devam eder.

Düşteki insan, benim için bir klasik başlangıcı gibi… Her daim insana yolculuk üzerine yapacağım paylaşımlardan insana ve yaşama dair dokunuşlarla geçmişi aklımız ve yüreğimizin süzgecinden eleyerek, yarınlara doğru beyin fırtınası yapabilme imkânı ile dilerim hayatınızda bir ışık, bir yol gösterici rehber olabilirim.

DÜŞTEKİ İNSAN – “HAYALLER PARİS YA GERÇEKLER”

Bir yudum insandır, hayatı yaşayan ve her şeye sevgi ile başlayan…

İnsan, dünya üzerinde en üstün varlık olarak tanımlanır. Din, dahi insanlar içindir ki;

Kur’an-ı Kerim’de dahi tüm canlılar, insan için varlığını daim ettirir. Öyle anlamı çok derin, çok eşsiz bir varlığız. Akıl ve vicdan sahibiyiz. Düşünen bir beyne, hisseden bir kalbe sahibiz. Anne ve babamız her daim koruyucu kalkanımız olmuştur; Kendinin olmadığı yerde dualara ve varlığına erişemediğimiz bir güce teslim etmiştir. Sevginin varlığına bedenimiz, beynimiz ve yüreğimiz çok küçük iken tanıştık. Evet, sevgidir bize hayaller kurmamıza vesile olan; ancak büyümeğe başladığımızda sosyal çevreyle yüzleştiğimizde nefsimiz ve egolarımız açığa çıkacaktır. İnşa ettiğimiz hayaller bir gün gerçeği ile yüzleştiğinde yıkılacaktır. Yaşayan tek hayal gerçekler üzerine kurulu olanlardır. Hiç bir başarı tesadüf değildir, başarıya giden yollar engelsiz olmaz, Kamyon arkası sözler gibi öğrenilmiş çaresizliklerimiz vardır.

Hayallerimiz öyle güzeldir ki; pembe panjurlu ev, göl kıyısında doğayla iç içe sevdiklerimizle… Bu hayallerde birinciliklerimiz, ödüllerimiz, başarılarımız, beğenilme hissimiz, sevdiklerimiz ve ilk heyecanımızın ömür boyu sürmesi gibi…

Ve büyümüş olarak eğitim berbattır,50-60 kişilik sınıfta öğretmenin ömrü sus demekle öğrenci de çanta hamalı olarak ilk 8 yılı bitirir, okul başarısı yok… Olsa dahi öğretmen torpilli. Lise’de ilkokulu derece ile bitiren dahi dipteyiz, sondayız, depresyondayız, buluğ çağ tam da bu dönem de hortlar ve körebe yıllar ve gerçekler… Üniversite gerçeküstü hayal, hazırlık evresi artı kayıp yıllar şükür herkes bir yeri kazanır da ya hayaller gerçek olmak istediğimiz biz, nerede? Ah kaybolan yıllar çalsın sazlar söyle sezen abla… Başarı nerede? Hayaller nerede? Biz neredeyiz?

Üniversite yılları, aslında araştırmacı misyonun olması gerektiği yıllardır. Orada da uygulamalı eğitim yerine; bir ezber eğitim sistemi, mezun olursun alanında pratiğin yoksa; iş başvuru aşamaların hep çömezlik safhası olarak kalır.

Hadi başladın işe, mezuniyet olmayanla aynı maaş üstü kalsın, iş de kalsın.

Burası İstanbul hacı! Emrah’ın dediği gibi ekmek aslanın ağzında hadi ona da peki!
Yıllar geçer iş tecrübesi her şey zamanla oturuyor gibi…
Ya Yaşacağım hayallerim vardı. Şimdi neredeler ve sen neredesin! Kıssadan hisse şapkayı çıkarıp düşünme vakti.

HABER HAKKINDA GÖRÜŞ BELİRT

Yorum Yok
YASAL UYARI! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen kişiye aittir.