SON DAKİKA

BU BİR ÖZELEŞTİRİ YAZISIDIR!

Bu haber 11 Mart 2019 - 9:57 'de eklendi ve 33 Kez kez görüntülendi.

Geçmiş dönem Çankaya ilçe başkanlığı görevini yürütmüş olan CHP’li siyasetçi Devrim Bora Özüdoğru bir özeleştiri yayınladı. Siyaset tarihinde az rastlanır bir yaklaşım olan özeleştiri mekanizmasının çalışmasına yönelik dileklerini de dile getiren Özüdoğru’nun açıklaması şu şekilde:

Sevgili Cumhuriyet Halk Partisi Ailem;

Uzunca zamandır yazmaya niyetlendiğim, ama kalemi her elime alışımda heyecanıma yenildiğim mektubumu ve öz eleştirimi siz partili ailem ve kamuoyu ile paylaşmak istiyorum…

Hepinizin bildiği üzere demokratik ortamda yapılan parti içi seçimle göreve gelmiş, CHP Çankaya İlçe Başkanlığı görevinde bulunma onurunu yaşamıştım. Görevde bulunduğum süre zarfınca hiçbir üye ve seçmenimize pozitif ayrımcılık yapmadım. Yapmadığım gibi, seçimde bize kaybeden listemize de eşit mesafede durduk. Çünkü seçimlerde olan seçimlerde kalmalıydı. Bu bağlamda ilçe örgütümüzü demokratik şekilde işleyen bir yapıya büründürmeye çalıştık.

İlçe Başkanlığımız boyunca eksiklerimiz ve kusurlarımız mutlaka oldu, ama asla hak-hukuk-adalet çizgimizden ödün vermedik. Sn. Genel Başkanımızın başlatmış olduğu bu onurlu çizgiye sahip çıktık. Çıkmaya da devam edeceğiz.

Ülkemiz sisteminin gidişatını doğrudan etkileyen 24 Haziran Seçimleri öncesinde, Milletvekili adaylığı için İlçe Başkanlığı görevimden istifa etmiştim. Türkiye Cumhuriyeti tarihinin en önemli seçimleri olarak gördüğüm bu süreçte istifayı bırakıp gitme değil, aksine sorumluluk almak, parti bayrağını Mustafa Kemal’in Cumhuriyet kazanımları ile birlikte en yukarıda muhafaza ve müdafa etmekti. Amacım çok açık şekilde parlamenter sisteme sahip çıkan çağdaş, aydınlanmacı Türk Genci profilini yansıtmaktı. Başkanlık Sisteminin geçme riskine karşılık, alabildiğimizce maddi/manevi sorumluluğu da alacağımı düşünerek böyle bir strateji belirlemiştim.

Süreci kendi üzerinden yukarıda yazdığım gibi okumuş ve değerlendirmiştim.

Fakat…

Fakat gördüğüm ve yaşadıklarımdan anladığım şudur ki; böylesi bir bırakıp gitme için oldukça erkenmiş. Benim o dönem sorumluluk almak olarak düşündüğüm durum, aslında pek çok partilim için bırakıp gitmek olarak yorumlanmış. Şunu hemen söylemek isterim ki, haklılar da. Kimseye suç bulmayacağım, kimseden beklentiler sözler aldım demeyeceğim. Çünkü insan, tercihlerinin sonucunu yaşar. Ben de böyle bir tercihte bulundum ve sonucunu milletvekili olarak atanamayarak yaşadım.

Atanamadığım süreçten sonra da gördüm ki, partililerim beni sürekli bağrına bastı. Yaptığım hatanın yanısıra hiçbir olumsuzluk ile karşılaşmadım. Ben de sürece ve partime katkı koymaya devam ettim. Bir adet seçim ofisi açtık partimize. Her türlü etkinlikler ve görevlerde partimin sorumlu bir üyesi olarak bulundum.

Aslında bu öz eleştirimi, süreçlerden hiç kopmayarak verdiğimi göstermeye çalıştım. Yine gördüm ki, partim ve partililerimiz o yoldaşlık duygusunu her daim hissettirdi. Bundan sonra da geriye kalan ve bana düşen tek bir şey vardı, bu samimiyetle kaleme alınmış öz eleştiri mektubunu yazmak.

İnsanlar, özeleştiri verebilmeli. Bu öz eleştiri kavramını bir zayıflık gibi okumak isteyenler mutlaka olacaktır. Fakat bu bir zayıflık değil olamaz da. Aksine, sorumluluk duygusuyla hareket etmenin bir gereği ile hesap vermenin ne demek olduğunu başta kendim olmak üzere hatırlamaktır. Bu anlamda cumhuriyeti kurmuş partime ve aylarca merakla beklemiş partililerimize açıklama yapmayı sosyal demokrat dünya görüşünün bir zorunluluğu ve sorumluluğu olarak ödev biliyorum.

Sevgili Cumhuriyet Halk Partisi Ailem;

Bugüne kadar Ulu Önderimiz Mustafa Kemal Atatürk’ün öğretileri ışığında gururla yaşadım. Cumhuriyet ilke ve inkılapları ışığında, sosyal demokrat bir ailede büyüdüm. Şimdi, kendi çocuklarımı da bu onurlu mirasa sahip çıkarak büyütme şerefini yaşıyorum. Hayatı kavrayış şeklimin açılımı olarak halkçı, çağdaş, objektif ve birleştirici olmaya çalıştım. Hayatımın bundan sonraki kısmında da, partimin bir neferi olarak çalışmaya, en onurlu yükü sizlerle birlikte sırtlamaya devam edeceğim.

Kimseye kırgınlığım ve küskünlüğüm yoktur. Farkında olmaksızın kalbini kırdığım da varsa herkesten özür diler ve helalleşmek isterim.

Benim adım Devrim Bora Özüdoğru. Adımın hakkını yıllarca onuruyla taşımış başta bütün devrimcileri saygıyla anıyor ve sizin Devrim’iniz olmaya kaldığım yerden devam edeceğimi “ben” duygusuyla değil, “biz” olmanın kolektif ve örgütlülük ruhuna uygun olarak gururla paylaşıyorum.

Selam, saygı ve özlemle..

Devrim Bora Özüdoğru.

HABER HAKKINDA GÖRÜŞ BELİRT

Yorum Yok
YASAL UYARI! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen kişiye aittir.