SON DAKİKA

MUSA KAPLAN;TOROSLAR’DAN NURHAK’A BİR YAŞAM MÜCADELESİ…

Bu haber 15 Mayıs 2018 - 20:21 'de eklendi ve 1.322 Kez kez görüntülendi.

Bu kitap Torosların bir dağ köyünde küçük yaşta katil olan Hasan’ın öyküsü. Bu öykü Anadolu topraklarında o yıllarda bilhassa Çukurova’da sıkça rastlanan yaşanmışlıklardan sadece bir tanesi. Önce akıl verirler ‘’öldür’’ diye sonra ‘’vah vah katil oldun, neden vurdun gök gözlüyü?’’ derler. Derler ya Hasan onları hiç mi hiç duymaz. O artık küçük bir katildir.

Vurulur kollarına kelepçe… Ne çocukluk kalır ne de gençlik. Yatar yıllarca Silifke Hapishanesinde. Dönmek istese de dönemez bir daha köyüne. Küser, önce ‘’öldür’’, sonra ‘’ vah vah katil oldun’’ diyenlere. Bu bir nefsi müdafaa diyemeyenlere. Artık çok geçtir ve yarım yaşanmış bir hayattır Hasan’ın ki.

Bir de Şirin var. Adını bile söyleyemez, utanır yaşadığı hayattan. ‘’Esas adım D… fakat benim adım bu kitaba Şirin olarak geçsin’’ der. On dördünde evlendirilir, dayanamaz aldatılmışlığa, ayrılır kocasından ve bir çocukla kalıverir ortalıkta.

Çaresiz sığınır annesine. Üvey baba tacizine uğrar Şirin. Kurtuluşu uyuşturucuda arar.

On yedisinde düşer yollara. Otobüs hostesliği falan derken bulur kendisini Samsun’da bir gazinoda. Baskınlarda girer saklanmak için çöp kovasına. Orası on sekizine basana kadar onun ikinci evidir artık.

Çocuğuna alamadığı bisikletin bedelini Mustafa’ya ödetir. Buna yaşanmış bir hayat diyorsanız öyledir sizin için. Bence bu tam tamına yarım yaşanmış bir hayattır.

‘’İyi ki o takvim ile resmi çıkarıp almışım’’ diyen beyaz saçlı Faika Ablanın Sinan Cemgil’in yarım kalan hayatını okuduğu kitaplardan etkilenip nemlenen göz yaşı.

Selçuk şahin Polat’ın 1981 yılında Metris Cezaevindeki Deli Faik’le yaşanmışlıkları. Önce faşist sonra devrimci olan Deli Faik’in öyküsü.

68’li Tuncer Sümer’in Filistin’e gidişi. Dönüşte yakalanıp Diyarbakır Cezaevinde geçirdiği sekiz ay on günün öyküsü. Ayrıca Nurhak yolunda Güvercinlik Mağarası… Burada ne yaşandıysa iyisiyle kötüsüyle… Kararlar alındı uygulandı, uygulanmadı fakat alındı.

Yine 68’in en önemli olaylarından Nurhak’a gidişte Ankara’dan Deniz Gezmiş ve Yusuf Aslan’ın Şarkışla-Gemerek yolculuğunda neler yaşandı? Deniz Gezmiş etrafı çevrildiğinde çukurda  ne düşündü, neler hayal etti?

Cihan Alptekin ve Tayfur Cinemre’nin Tekirdağ’ın çıkışta yakalanıp Sansaryan Hana getirilişi. Sansaryan Handaki tabutlukta geçen iki günü. Cihan’ın ikinci şubede arkadaşını ele vermemek için günlerce çektiği işkenceyi…

Maltepe Cezaevinden kaçış için günlerce tünel kazılışında bil fiil görev alan Tayfur Cinemre ile konuştuk.

Son olarak Mut’un Çivi Köyünde kendini kayadan atan Deli Meryem’in mezarı başında neler oldu? O fotoğraf oraya neden gömüldü?

Bu iç içe hikayelerin kitabı… Takdir okuyucunun…

Musa KAPLAN KİMDİR?
1950 yılında Mersin’in Mut ilçesi Güme Köyünde dünyaya gelir. İlkokulu Güme Köyünde bitirir. Ortaokulun ikinci sınıfında babasını kaybettiği haberini aldığında bir travma yaşar. Annesi maddi olanaksızlıklar nedeniyle okuldan alır fakat bu uzun sürmez. Halası çocuğun geleceği ile oynamayın diyerek yanlarına alır, ama buda uzun sürmez, halası öğretmen olan kızının çalıştığı köye gittiğinde yine evsiz kalır. Bu defa şimdiki eşinin babası devreye girer. Onu kendi yanlarına alırlar. Ortaokulu onların yanında bitirir. Ortaokulu tamamladıktan sonra Konya Endüstri Meslek Lisesi Döküm bölümüne devam ederken 1968 yılında İstanbul’a gelerek son sınıfı Sultanahmet Endüstri Meslek Lisesinde bitirir. Üniversiteyi( İ.D.M.M.A ) İstanbul Devlet Mimar Mühendislik Akademisi Makine Mühendisliği bölümünden mezun olarak tamamlar.  Öğrencilik yıllarında geçimini sağlamak için bir haber Ajansında dört yıl muhabirlik yapar. Üniversiteyi bitirdikten sonra askere gider. Askerlik dönüşü bir sanayi kuruluşunda Proje mühendisi olarak göreve başlar. Bu kuruluşta 37 yıl boyunca çeşitli kademelerde görevler yaptıktan sonra 2013 yılı Eylül ayında artık yoruldum diyerek mühendislik hayatını istifa ile noktalar.
2009 yılında yıllardır yazmayı düşündüğü, kendisinin de içinde olduğu 1968 döneminin ayrıntılı olarak anlatıldığı ‘’DEVRİM YOLCULARI’’ adlı kitabını yazmak için araştırmalara başlar. Bu araştırma dört yıla yakın sürer. Bu kitabın raflarda yerini almasıyla birlikte dönemin belgeselleştirme fikri ortaya atılır. Bu fikir üzerine görüştüğü görgü tanıkları ve mekanlarda kamera çekimleri gerçekleştirir. Çekimlerin devam ettiği dönemde yeni yeni bilgi ve belgelere de ulaşır. Bunun üzerine bu bilgi ve belgelerden edindiği üç önemli yoldaşın öykülerini kitaplaştırmak için yola koyulur ve böylece ‘’3 YOLDAŞ’’ kitabı da raflarda yerini alır. ‘’DEVRİM YOLCULARI’’ adlı belgesel film iki buçuk yıllık bir çekim aşamasından sonra 2016 yılında gösterime girer.

    Sakarya, Bolvadin ve Adras Dağı üçgeninde geçen ‘’ ADRAS DAĞI’’   ve ‘’YASAK DEFTER’’ adlı kitapları da bulunmaktadır. Son olarak ‘’TOROSLARDAN NURHAK’A’’ adli yeni kitabı da yakın tarihte raflarda yerini aladı.
Ayrıca çeşitli gazete ve dergilerde makale ve öyküleri de yayımlanmıştır.
Toros dağlarında yaşamlarını sürdüren konar göçer Yörüklerin yaşamlarını konu alan ‘’ SON YÖRÜKLER  Özgür Hayatlar’’ adlı bir belgesel filmi de televizyonlarda gösterilmektedir. Şimdilerde çekimleri bitirilmiş kurgu aşamasında olan ‘’BALAT’TA KAYBOLMAK’’ adlı bir belgesel filmi yakın tarihte gösterime girecek.
Haber: Cem KAYA

HABER HAKKINDA GÖRÜŞ BELİRT

Yorum Yok
YASAL UYARI! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen kişiye aittir.